ANASAYFA Forum DİNLER, MEZHEPLER, İNANÇLAR… Musevilik Seçilmiş halk olarak Yahudiler Re: Seçilmiş halk olarak Yahudiler

#30723
Anonim
Pasif

Değerli Kardeşlerim,

Tanrı’nın adalet konusundaki görüşü ve seçilmeyle ilgili devam etmek istiyorum:
Tanrı’nın bazı insanları seçtiği ve bazılarını da seçmediği konusu çoğu insanı rahatsız etse de; buna itirazlar olsa da Tanrı değişmezdir “Her Şeye Egemen RAB ant içerek şöyle dedi: “Düşündüğüm gibi olacak, Tasarladığım gibi gerçekleşecek(YEŞAYA 14:24)”.

Tanrı amaçlarını bizlerden gizli tutmamış ve Kutsal Kitap aracılığı ile bizlere bildirmiştir “Babamdan bütün işittiklerimi size bildirdim” (Yuh. 15:1).

Tanrı kendi yüceliğinin ve görkeminin gözükmesi için, istemi doğrultusunda lütfunu, merhametini göstermek ya da bazılarına göstermemek üzere ayırmayı uygun bulmuştur. Yüceliğini ve görkemini kendi halkı üzerinde ve halkı aracılığıyla hem seçtiklerine hemde seçmediklerine gösterir. Bu Tanrı’nın istemidir. Bu tamamiyle adildir. Çünkü kişi işlediği günahlar nedeniyle zaten hüküm altındadır.

Tanrı kutsal olduğu gibi kendi halkının da kutsal olmasını istemektedir. Bu nedenle temiz ve pak kalmaları gerekir Tanrınız olmak için sizi Mısır’dan çıkaran RAB benim. Kutsal olun, çünkü ben kutsalım” (Lev.11:45) Kutsal Kitabın Eski Antlaşma bölümlerini okuduğumuzda görmekteyiz ki; Tanrı halkı her seferinde komşu uluslardan etkilenmişler, onların adetlerine ve geleneklerinden etkilenmiştir. Örneğin putperestliğe, cinsel ahlaksızlığa varan uygulamaları hep komşu uluslardan çok kolay bir şekilde almışlar ve Tanrı’dan uzaklaşmışlardır. Tanrı istemi bu değildi. Bu nedenle İsrailliler, vaad edilen topraklara geldiklerinde oradaki halklarla iletişim kurduklarında hatalar işleyecekleri (geçmişte olduğu gibi) bir gerçekti. Bu nedenle Tanrı savaşmalarını, esir almamalarını istemiştir.

İsrailliler konusuna gelince:
Kutsal Kitapta İsraillilerin Tanrı’dan zaman zaman uzaklaştıklarını, zaman zaman da tövbe ile yaşlaştıklarını okuruz. Tanrı istemleriye yürüdüklerinde nasıl bereketlendiklerini, söz dinlemediklerinde ise nasıl esenliklerini kaybettiklerini görürüz. Bu kişisel olarak bizim Tanrı ile olan ilişkimizde de yaşadığımız şeyler değil mi?
Bugün İsrail devleti Tanrı’dan uzak davranışlar sergilediği bir gerçek. Ben de sizler gibi bu devletin yaptıklarını onaylamıyorum. Fakat Kutsal Kitabın sözlerini akılda tutarak çağımızdaki olayları değerlendirmeliyiz. Kutsal Kitapta Tanrı’nın henüz gerçekleşmemiş şu peygamberliğini gözardı edemeyiz: “O gün Mısır ve Asur’un yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak. Her Şeye Egemen RAB, “Halkım Mısır, ellerimin işi Asur ve mirasım İsrail kutsansın” diyerek dünyayı kutsayacak.”(YEŞAYA 19:24-25).
Eğer Kutsal Kitaptaki her ayete amin diyorsak ve gelecekte gerçekleşecek olanı özlemle ve imanla bekliyorsak; bu ayetin gerçekleşeceği gün için de “amin” demeliyiz.

“Düşmanınızı sevin” diyen Tanrı’nın istemine uyarak enseleri kalınlaşmış, yürekleri taşlaşmış da olsa İsraillileri seviyorum!

Rab Yeşua Mesih’in barışı, esenliği ve huzuru artan ölçüde sizlerle olsun!