#28350
Anonim
Pasif

TANRI’NIN KİLİSELERİ VE KİLİSELER


Bugüne gelene ek Tanrı’nın kilisesini oluşturan inanlılar ne yazık ki İncili yorumlarken farklı konular üzerine takılıp kaldıkları için çok çeşitli mezheplere ayrılmışlardır. Oysa Mesih “Baba ve Ben biriz” demektedir.

Bizim bir olduğumuz gibi siz de bir olun demektedir. Mesih eğer bizim Kurtarıcımız ve Rab’bimiz ise O’nun sözünü dinleyecek miyiz? Elbette dinlemezsek itaatsiz olmuş oluruz.

İncili yaşayan İncilin buyruklarına itaat edendir.

İncil yüreğinde Mesih İsa olanın sonsuz yaşamı olduğundan bahsetmektedir. Mesih’i Rab ve Kurtarıcı kabul edenlerin seçilmişler Tanrı halkı olduğunu söylemektedir. Öyleyse ben kimim ki, falnaca Mesih topluluğundan olan kardeşimi inançsızlıkla suçlayabiliyorum. Yeter ki O Kilise gerçekte bir sapkın tarikat olmasın Mesih’in kurtarıcılığını Tek olan Tanrı’nın Baba, Oğul ve Kutsal Ruh’ta kendisini açıklamasını inkar etmesin. Burada İncil’i her algılayış modelinde aynı olmak zorunluluğumuz yoktur. İncil’i farklı algılayışlar varsa demek ki bu İncil’in hatası değil farklı algılayışların hatasıdır. Demek ki insan “Günahkar insan” mükemmel olmadığı için yanlış algılayabilir. O zaman mantıken Mesih’in kiliselerinin hepsinin doğruları ve hepsinin yanlışları olabilir. İmanın temel direği Mesih İsa ve Kutsal Ruh’ta , Tek olan ve kendisini Baba, Oğul ve Kutsal Ruhta açıklayanı tanımaktır, yürekte yaşamasına müsaade etmek ve O’na ibadet etmektir. Bu Tanrı’nın Kilisesidir. O’nun halkının farklı farklı yerlerde ve şekillerde ve farklı yorumlarda toplanması İncili yaşamaya çalışması Kiliseleri ve Tanrı çocuklarının renklerini oluşturur.

İncil yorumsuzdur. Mesih İsa’nın haçı nettir. Ama insanın bir şeyleri kavraması yorum getirdiği için mecburen yorum vardır. Yorum olan yerde de farklı anlayışlar farklı algılayışlar meydana gelir.

Buna çağımızda ekümenik bakış dediler, buna da yorum verdiler. Ekümenik teolojiye hayır, ilişkiye evet diyenler, yada ikisine evet diyenler, yada ikisine de hayır diyenler oldu.

Mesih’te insanı yaşamak, insanı sevmektir. İnsanı sevmek onu anlamaya çalışmaktır. Onu anlamak saygı duymaktır. Saygı barışı getirir. Barış yine sevginin ardınca koşmayı buna illa bir isim koymak gerekirse buna bir Hıristiyan’ın günlük yaşam ibadetidir.

Bu İsa Mesih’i ilan eden, yaşayan, ona ibadet eden kiliseleri yakınlaştırır, önderleri arasında politik ilişkinin soğukluğu değil, Tanrı sevgisinin sıcaklığı hissedilir. Bu gerçek müşarekettir.

Asgari müştereklerde Kiliseler Tanrı’nın kiliseleri olduklarını hissetmeye başlarlar. Böylelikle “Baba onlar bir olsunlar” şeklindeki Mesih’in duası pratikte yaşanır.

Turgay ÜÇAL

http://www.allsaintsmoda.com/