#29767
Anonim
Pasif

En Büyük Kim?

Markos 9:33-37 İsa ve öğrencileri sık sık bir araya geldikçe havadan sudan konuşuyorlardı. Ama bir gün öğrenciler İsa’dan gizli bir şekilde kendi aralarında konuşuyorlardı. Konu en büyük kim? Eminim ki Petrus tartışıyordu ama diğerleri de aynı düşüncedeydi. Peki İsa onlara bu konu hakkında ne söyledi?

İsa onlara aranızda birinci olmak isteyen İncil okuluna gitsin, mastır yapsın veya çok kitap okusun demedi. Peki ne dedi? Birinci olmak isteyen sonuncu olsun ve herkesin hizmetkarı olsun bu yüzden önder, öğretmen veya Rabbin işçisi olmak isteyen İsa’nın dediği gibi böyle olmalı herkesin hizmetkarı olmalı.

Öğrenciler İsa’nın verdiği bu dersi tam olarak anlamamış olmalılar ki İsa daha sonra onlarla tekrar bu konu hakkında konuşuyor. Markos 10:33-45 Onlar yetki almak ve büyük olmak isterken İsa onlara çok ilginç bir cevap veriyor. Markos 10:38 Büyük olmak isteği gerçekten kardeşler arasında arayı açar bu istek yapıcı değil yıkıcı sonuçlar ortaya çıkarır. İsa bir kıyaslama yapıyor dünyasal önderler ve ruhsal önderler arasında. Dünyasal önderler nasıldır hepsi patron, hep tepede iş yapmaz, emir ve kararlar verir, her zaman başkalarından hizmet bekler ve bazen sert davranır ama İsa diyor ki “Sizin aranızda böyle olmayacak, siz farklı olacaksınız.” Bir üçgen düşünün patron en tepede altına yardımcılar onun altında şefler ve en altta işçiler. Ruhsal hizmette ve önderlikte ise bunun tam tersi olacak diyor İsa işçi olmak isteyen en altta olacak ve herkesin yükünü taşıyacak ve herkese hizmet edecek. Kendimize bunu soralım şimdi Ben Rabbin bir işçisi olarak nasıl davranıyorum. İsa’nın dediği gibi dünyasal mı yoksa ruhsal mı?

İsa çocuğu ortaya çıkarıyor ve onun gibi olun diyerek çocuğu örnek gösteriyor. Çocuk alçakgönüllü, saf düşünür ve dünyanın düşüncelerini özümsememiştir. İsa başka nasıl bir örnek verdi bize. Öğrencilerinin ayaklarını yıkadı. Biz bunu yapıyor muyuz? Evet bir kaç kez kilisemizde sembolik olarak bu eylem yapıldı ama gerçekten bunu yapıyor muyuz? İsa’nın döneminde bu ayak yıkamayı genelde hizmetçiler yapıyordu ve İsa ne yaptı kendisi Rab, Tanrı yani Efendi olduğu halde hizmetçi konumunu aldı. Sen hizmetkar mısın yoksa patron musun? Kilisedeki kişiler seni nasıl görüyor gerçekten? İsa’nın istediği gibi işçi olmak kolay değildir. Sabır, vakit ve merhamet ister, başkalarını dinlemeye hazır olmamızı ister, yaralanmaya hazır olmamızı ister. Tanrı kaplumbağa gibi kabuğumuzun içinde yaşamamızı istemez.

Bazen kardeşlerime hizmet etmekten çok Rabbe hizmet ederim sözünün arkasına sığınan insanlarla karşılaştım. Kardeşlerin dertleri ve sıkıntılarında onları taşımak ve onlara yardım etmek yerine müjdeyi duyurmak ders vermek vs.. gibi. Rab diyor ki hizmetçi ol yani kardeşleri efendimiz gibi görmeliyiz. Şimdi tek tek kardeşlerinizi gözünüzün önüne getirin. Ya da yanınızdaki kardeşinize bakıp bu kardeşim benim efendimdir diyebiliyor musun? Hepimizin armağanları farklı. Rab bizleri çeşit çeşit yarattı, bazı çeşitler bize acayip geliyor. Ama Rab öyle yarattı. Armağanlar farklı ama ortak olan noktamız hepimiz hizmet etmeye çağırıldık. Ailemiz arkadaş ve kilisemiz arasında senin için bir anket yapılsa anket sonucu ne çıkar? Evet o gerçekten hizmetçidir mi deniliyor yoksa bir patron mu? Eğer bu ilkeyi öğrenmiyorsak bu boştur. Dua edelim ve Rabbe sık sık soralım. Rab benim hizmetimi sen nasıl görüyorsun? Benim değişmem gereken noktalar neler? Göster bana lütfen diyelim. Unutmayın, Rab bu ülkede topluluklarını bu temel üzerine kurmak istiyor. Temel alçakgönüllü bir hizmet ruhu, karşılık beklemeden yapılan hizmet yani İsa’daki hizmet ruhu.

Unutmayalım, Tanrı’nın torunları yoktur. O’nun çocukları vardır…

Ramazan ARKAN
Antalya İncil Kilisesi Pastörü