#29360
Anonim
Pasif

Çarmıha Bakış

Giriş:

Eskiden Çivi yazısı vardı ve insanlar anlatmak istediklerini herhangi bir şeyi şekiller ve resimler yoluyla değişik işaretler kullanarak anlatırlardı. Ve hala günümüzde de bu kullanılıyor. Özellikle trafikte yol boyunca dizili olan levhaların hepsinin bir anlamı var, hepsi bir şeyi anlatıyor. Sadece trafikte değil ama bir çok alanda bu işaret dili kullanılıyor. Siyasi partilerin, değişik gurupların bile işaretleri var. Ve birisi o işaretleri yaptığı zaman o kişinin neye inandığını veya düşüncesinin ne olduğunu yaptığı işaretlere bakarak anlayabilirsiniz.

Günümüzde hala her dinin ve ideolojinin tarihsel özelliklerini yada inançlarını yansıtan görsel bir simgesi vardır. Örneğin; İslamiyet ayın bir evresi olan hilal ile simgeleniyor. Marksçılık emeği anlatan orak ve çekiç ile simgeleniyor. Çağdaş Musevilik inancıda Yahudilerin bir simge olarak bitişik eşkenarlı altıgen şeklinde olan Davut yıldızını kullandıklarını görüyoruz. Bu yıldız Tanrı’nın Davut ile yaptığı antlaşmayı ve O’nun tahtının sonsuza dek sürecek olduğunu ve soyundan bir kurtarıcının geleceğini simgeler.

İşte saydığım bu inançlar ve ideolojiler gibi Hıristiyan inancında da görsel bir simgesi olması şaşırtıcı değildir. Hıristiyanlık tarihine baktığımız zaman işaret olarak bir çok şekiller kullandıklarını görüyoruz. Ama bunların hiçbiri Kutsal Kitabımızda yazmıyor. Kutsal Kitap daha öncede söylediğim gibi asıl işaret olarak bizi gösteriyor. Yani bizim bir işaret olduğumuzu söylüyor. İki hafta önce bunu söylemiştim. Neydi bu işaret? Yuhanna 13:35 yani bizim birbirimize olan sevgimiz ve Tanrı’ya bağlı yaşantımız, insanların bizi ve Tanrı’mızı tanımaları için en önemli işaret oluyor. Yani biz bir işaretiz.

Bunun haricinde Kutsal Kitapta yazmayan ama Kutsal Kitaba da ters düşmeyen insanların ortaya koydukları Hıristiyan işaretleri de var. Müjde’nin ilk yazıldığı dönemlerde o dönemlerde baskılar içindeki Mesih inanlıları birbirlerini tanımak için gizli işaretler kulandılar. Örneğin bir balık işareti ya da yuvarlak içindedeki [İSA MESİH TANRI OĞLU KURTARICI] anlamını taşıyan üç çizgiyi kulandılar.

Bunların haricinde çok derin bir anlam taşıyan ve Hıristiyan inancını çok güzel bir şekilde gösteren başka bir işaret var ki o da Çarmıhtır. Birçok Hıristiyan özellikle çarmıhı bir işaret bir simge olarak seçti. Oysaki başka semboller de seçilebilirdi. Örneğin; Kutsal Ruh’u temsil eden bir Güvercin yada bir kuzu da bu sembollerden biri olabilirdi. Ama onlar özellikle Çarmıhı seçtiler. Neydi Çarmıhı seçmelerin sebebi?

Birçok çevreler tarafından alaya alınmasına, dalga geçilmesine rağmen yinede Hıristiyanlar bu simgeden vazgeçmediler. Vazgeçmemelerin sebebi ise Çarmıh İSA MESİH’ in düşüncelerinin odak noktası idi . Yani İsa Mesih Çarmıha gerilmek için Beden almış gelmiş idi. Ünlü ressam Holman Hunt Ölümün Gölgesinde adlı resminde bunu çok iyi anlatıyordu. [Açıkla] Bu resim tarihsel bir kurgusallık olduğu halde Kutsal Kitap açısından doğrudur. Çünkü İsa Mesih’in gençliğinden, hatta doğumundan beri üzerine çarmıhın gölgesi düşmüştü İsa Mesih’in Haç’a gerilmesi ve ölümü görevinin odak noktası idi. İsa bunu biliyor ve çevresindekilere de söylüyordu. Markos 8:31-32

İsa’nın kendisi Çarmıhtan baktığı zaman oradan insanların kendisine nasıl küfrettiklerini ve onunla nasıl alay ettiklerin görüyordu, İsa’nın kendisi çarmıhtan baktığı zaman Tanrının gazabının üzerine nasıl döküldüğünü ve aldığı yaralarla çektiği büyük acıları görüyordu ve İsa Mesih Çarmıhta iken bütün gözler ona çevrilmişti. İnsanların, Tanrı’nın ve Şeytan’ın gözü çarmıhta idi. Ve hepsi çarmıha bakıyordu. Ama hepsinin gördüğü şeyler farklı idi. Bazen baktığımız yer aynı olabilir ama gördüğümüz ve hissettiğimiz şeyler farklıdır. [Deniz örneği] Peki ne görüyorlardı? Bu hafta sizinle buna bakmak istiyorum.

1. İnsanlar çarmıha baktıkları zaman ne görüyorlar.
2. Tanrı’nın kendisi çarmıha baktığı zaman ne görüyor.
3. Şeytan Çarmıha baktığı zaman ne görüyor.

1- İNSANLARIN ÇARMIHA BAKTIKLARI ZAMAN GÖRDÜKLERİ

Yuhanna İsa Mesih’in çarmıha gerilişini anlatırken askerlerin dalga geçmek için İsa’nın Çarmıhına bir yafta astıklarından bahsediyor. Bu yafta üzerinde Grekçe İbranice ve Latince olarak üç dilde “Nasıralı İsa Yahudilerin Kralı“ diye yazılı idi. Bunu onunla alay etmek için yazdılar orada İsa Çarmıhta iken insanların hepsi aynı şeyleri görmediler. Kimileri Ruhsal olarak İsa Mesih’in bir Kral olduğunu görürken, kimileri ise O’nun bir soytarı olduğunu düşünüp alay ediyorlardı. Günümüzde de insanlar çarmıha baktıkları zaman farklı şeyler görüyorlar. Bazı insanlar Çarmıha baktıkları zaman Mesih imanlıları gibi görmediler. Çünkü onlara gören göz kavrayan yürek verilmediği için bu bakış açısına sahip değildiler.

İman ve imansızlık arasındaki en büyük uçurum aslında çarmıha bakış açısıdır. İman çarmıhı yücelik olarak görürken, imansızlık çarmıhı rezillik olarak görür. İsa’nın dönemindeki Grekler için çarmıh nasıl akılsızlık ise şimdide günümüzdeki bir çok insan çarmıh inancını akısızlık olarak görüyorlar. Ama Pavlus ve biz Mesih imanlıları onlar gibi görmüyoruz bizler çarmıhı Tanrı’nın kurtaran gücü olarak görüyoruz. Pavlus Korintlilere yazdığı mektupta bunu çok güzel vurguluyor. Çünkü o dönemde Dünyanın bilgeliğine ve felsefesine daha çok bağlı olan Grekler ve Yahudiler, Mesih İmanlıları ile alay edip dalga geçiyorlardı. Şimdide bazı insanların bizimle dalga geçtikleri gibi “Sizin inancınız çok saçma, böyle bir şey olamaz buna inanmak akılsızlıktır” vb. Ama Pavlus Korint deki İmanlıları ve bizi yüreklendirmek için onlara şunu söylüyor. 1.Korintliler 1:18-25 Bazı insanlar Çarmıhtaki eylemi Ruhsal olarak değerlendirmedikleri için ve Tanrı’nın Ruhuna da sahip olmadıkları için onlara göre saçma geliyor. Ve saçma geldiği için de alay ediyorlar.

Batıya dönüp baktığımızda çarmıhla ilgili en alaycı yorumların alman düşünür ve dilbilimci olan Nietzsch’in kaleminden çıktığını görüyoruz. Nietzsch iyiliği irade gücü, kötülüğü zayıflıktan kaynaklanan her şey, mutluluğu ise gücün artma duygusu olarak tanımlarken Hıristiyanlığın çok kötü bir şey olduğunu vurgulamıştır. Hıristiyanlığın inandığı Tanrı’yı ise hastaların Tanrı’sı Çarmıhtaki Tanrı diye alay ederek ifade etmiştir.

İnsanlar istedikleri kadar alay etsinler ama bizim için çarmıh Hıristiyan inancının simgesi olduğu gibi aynı zamanda İsa Mesih’te açıklanan Tanrı görüşüdür. Hıristiyanlığın Özü de, Sözü de, eti de, kemiği de budur. İsa Mesih’in günahlarımızın bağışlanması için kurban olmasından başka bir Hıristiyanlık inancı yoktur. Çarmıhı doğru anlayan kişi Kutsal Kitabı da İsa Mesih’i de anlamış demektir.

Mesih’in Çarmıhı insan zihni için en yüce gerçektir. Müjdenin yani Tanrı sözünün bütün zenginliğinin çarmıhta odaklandığını görmemek mümkün değildir. Çarmıh İncil’deki düşüncenin hem doruk hem de odak noktasıdır. Başka insanlar ne görürse görsünler ama bizler Hıristiyanlar. Çarmıha baktığımız zaman ne görüyoruz? Önemli olan bu. Sen çarmıha baktığın zamana gururunun kırıldığını, umutlarının canlandığını, suçlarının silindiğini ve sendeki Mesih’in sevgisinin alevlendiğini görüyor musun?

2- TANRI’NIN ÇARMIHA BAKTIĞI ZAMAN GÖRDÜKLERİ

Tanrı Çarmıha baktığı zaman yıllardır günah karşısında biriktirdiği gazabın tatmin olduğunu görüyor. Tanrı’nın günahtan nefret ettiğini biliyoruz. Bu böyle olmasaydı günahtan hoşlanan onu pek ciddiye almayan bir Tanrı söz konusu olurdu. Günah çok kötü bir durum olduğu için Tanrı’nın kendiside Kutsal olduğu için günahtan nefret ediyor. Adaletli olduğu içinde günah karşısında hak edilen cezayı da karşılıksız bırakmak istemiyor. Tanrı insanı sevdiği için nefret ettiği eylemi yani günahı bağışlamak istedi. Ama adil olduğu için bunu cezasını uygulamadan yapamazdı. Tanrı asırlardan beri işlenen günahlardan dolayı duyduğu gazabı İsa Mesih’in üzerine döktü. Romalılar 3:25-26

Bu yüzden Tanrı Çarmıha baktığı zamana artık günahların af olunduğunu bağışlandığını görüyor. Bu demek oluyor ki İsa Mesih’in Çarmıhtaki eylemi bizim için bir kefaret bir bağışlamalık oluyor. Yani İsa bizim için kendisini bir kurban kuzusu olarak sundu. Eski Antlaşmaya baktığımızda insanların işledikleri günahlar karşısında değişik bağışlamalık kurbanlar sunduklarını görüyoruz. Aslında bu kurbanların hepsi İsa Mesih’i işaret ediyordu. Tanrı ta başlangıçtan beri İnsanın günahının kurban ile ortadan kalkacağını göstermişti. Hatta Kutsal Kitaba baktığımız zaman Tanrının Kendisinin ilk kurbanı kestiğini görüyoruz. Yaratılış 3:21 Adem ile Havva’nın incir yaprakları ile utançlarını örtme çabalarına karşı Tanrı’nın çözümü Kurban idi.

İşte bu yüzden İsa Mesih’i Rab ve Kurtarıcı olarak kabul etmeyen insanlar onun sağladığı kefaretten alamayan insanlar ne yapıyorlar? Günahlı ve kirli oldukları için Kutsal Tanrı’ya ulaşamıyorlar. Ve Kendi eylemleri ile ulaşacaklarını zannettikleri için iyi olmaya çalışıp sadaka verip dindar eylemlerde bulunuyorlar. Bu eylemler Adem ile Havva’nın ürettiği çözüme benziyor. Yani insanlar incir yaprakları ile utançlarını örtebileceklerini zannediyorlar. Ama bu imkansız İnsan Tanrı’nın kurban aracılığı ile sağladığı İsa’nın doğruluk kaftanını giymedikçe o utancını örtemeyecek. Oysa ki Tanrı insanın bu utancını örtmesi için bir sağlayışta bulundu. Aynı İbrahim’in oğlunu kurban etmek üzere iken sağladığı kurban gibi Tanrı’da oğlu İsa Mesih’i Kurban olarak gönderdi ve bunu da sevgisinden dolayı yaptığını söylüyor İncilin 1.Yuhanna Bölümü bunu çok güzel ifade ediyor. 1.Yuhanna 2:1-2; 4:8-10

3- ŞEYTAN’IN ÇARMIHA BAKTIĞI ZAMAN GÖRDÜKLERİ

Şeytan çarmıha baktığı zaman laneti görüyor. Artık lanetin olmadığını İsa’nın aracılığıyla lanetin kırıldığını görüyor. Galatyalılar 3;13-14 Bunu söylüyor. İsa Mesih bizi lanetten kurtardı ama bunu nasıl yaptı? Tabi ki kendisi bizim yerimize lanetlenerek İsa Mesih çarmıha asılarak lanetlendi çünkü yasada ağaca asılarak öldürülen kişi lanetlidir deniliyordu. Asılan kişi Tanrı tarafından lanetlenmiştir.

Elçiler bu yasadan dolayı İsa’nın Tanrı’nın laneti altında can verdiğini biliyordu. Ve bu yüzden özellikle Kutsal Kitap’da bu konu üzerine durdular. Çünkü onlar İsa’nın lanet altında ölmesinden utanç duymuyorlardı. Çünkü hiçbir şekilde bunu hak ettiğini düşünmüyorlardı. İsa’nın çarmıhtaki taşıdığı lanet bizim lanetimizdir. Aslında o laneti sen ve ben taşımalıydık ama İsa ne yaptı? O laneti kendi üzerine aldı. Senin ve benim günahlarıma karşı öldü ve 3. gün görkemle dirildi. Hem çarmıhtaki ölümü hem de dirilişi ile ölümü yendiğini ölümün artık onun üzerinde ve ona inananların üzerinde etkin olmayacağını gösterdi. [1. Korintliler 15:54-57] Ve böylece bizim üzerimizdeki lanet çarmıhta kırılmış oldu, yani yok edildi. Hamdolsun bu yüzden şeytan denilen o eski yılan çarmıha baktığı zaman lanetin artık olmadığını görüyor. Lanet yerine artık bereket aktığını görüyor. Ölümle artık zafere ulaşamayacağını görüyor.

Gördüğümüz gibi İsa Çarmıhta Şeytanı etkisiz hale getirdi yani onun başını ezdi İsa Çarmıha gerildiği zaman o haçta bizim gözlerimizle görmediğimiz bir çok şeyi yendi. Günahları sildi, laneti kırdı, şeytanın başını ezdi ve Tanrı’nın gazabını yatıştırdı.aslında çarmıha baktığımızda bize kötü bir şey oluyormuş gibi geliyor, öyle görünüyor. Fakat aslında çarmıhta çok iyi şeyler oluyor. Tanrı’nın bereketi İsa Mesih’ten sana doğru akıyor.

4- ŞEYTAN VE BİZİM ORTAK GÖRDÜĞÜMÜZ ŞEY

Biz ve şeytan çarmıha baktığımızda gördüğümüz bir şey daha var. Aynı şeyi görüyoruz ama duygularımız farklı oluyor. Bu gördüklerimizden şeytan nefret ediyor ama biz seviniyoruz. Nedir bu? Yeşaya 49:15-16 evet Şeytan bundan nefret ediyor biz ise seviniyoruz çünkü bizim adımız Tanrının avuçlarında yazıyor. Bu ayetler bana çok teşvik veriyor çünkü Tanrı’nın elinde olmak kadar başka bir şey insana güven verebilir mi? Kesinlikle hayır. Çünkü sizi Onun elinden hiç kimse alamaz. Geçen gün Vahiy dersini çalışırken de size verdiğim bir örnek vardı. Biz küçükken Babam avucuna şeker koyardı kardeşlerim ve ben babamın avuçlarını açmaya çalışırdık bazen açamazdık ama bazen kardeşim babamı gıdıklar bizde avucundaki şekeri alırdık. Belki sizde Babamın avucunu açıp şekeri alabilirsiniz. Ama Göksel Babamın avucunu açmak ve adımı oradan silmek mümkün değildir. Çünkü buna kimsenin gücü yetmez. Bu yüzden İsa sizleri ve Beni çarmıhın izleri ile avuçlarına nakşetti. Sizi oradan Tanrı’nın elinden birinin alması mümkün mü? İsa mümkün olmayacağını söylüyor. Yuhanna 10:27-30

Demek ki ben bir Mesih imanlısı olarak çarmıha baktığım zaman çarmıhın aynı zaman da benim kurtuluşum için de bir güvence olduğunu görüyorum ve Bu güvence karşısında ben sevinirken şeytan bundan nefret ediyor. Beni Tanrıdan kurtaramayacağını biliyor Çünkü Bendeki kutsal Ruhun Mührünü oda görüyor ama yinede beni günaha düşürmek sizinle ve benimle uğraşmak onun hoşuna gittiği için günaha düşürmek için peşimizi bırakmıyor.

Ramazan ARKAN
Antalya İncil Kilisesi Pastörü



http://www.antalyaincilkilisesi.com/001.html