#31276
Anonim
Pasif

Sevgili Hırlı kardeşim.

Sizi satır satır yanıtlamak istiyorum.

@hırlı 10435 wrote:

işte sizin gibi okuduğunuz anlamayanlar konulara bole cevap yazarsız bır rahıbe ınanaıyorsunuz ondan ozur dıleyıp gunahlarınızın bağiışlanmasını istiyorsunuz

Kardeşim…
Bizler asla İNSAN davranışlarına ne bakar nede insana benzemeye çalışırız.
Anlayamadıklarımızı Rab’be sorarız. O’ndan gerçek yanıtı alırız.
Bizlerin örnek aldığı tek bir şey vardır. O da Tanrı’dır. Rab İsa Mesih’tir.
Bizler onun yapıtlarıyız. Sadece ve sadece O’nunla övünür. O’nu yüceltiriz.
Pastörler (rahip) Tanrı’nın hizmetkarlarıdırlar. Bizler gibi.
Tanrı’ya karşı büyük sorumluluklar yüklenmişlerdir.
Tanrı halkını, Tanrı’nın diri sözleriyle büyütüp, beslemekle sorumludurlar.
Onlarda bizler gibi insanlardır sonuçta.
Herhangi bir farklılıkları yoktur.
Bizleri yöneten ve yönlendiren KUTSAL RUH, onlarıda yönlendirmekte ve yönetmektedir.
Ruh’la dolu bir birliktelik yaşayan kişi, neden insana güvensin ki.
Neden insana günah çıkartsın ki.
Neden insan sözüyle yaşam bulsun ki.
Sonuçta…
İnsana degil, Rab’be bakmaktayız.

@hırlı 10435 wrote:

muslumanların oruçları ıle dalga gecıyorsunuz dıne saygı ıstıyorsunuz muslumanların dını saygısızlık yapıyorsunuz ınternetlerde yada televzıyonlar da ne kadar carpık ılışkıler varsa hep sizim dinınıze mensuplar eğerkı eleştiriyorsanız sevıyelı ve doğru olsun su yazınız sacmalığına bakarmısınız.

@hırlı 10435 wrote:

hatta cennetten yer bıle satın alıyorsunuz bunlar gayet doğru gelıyor sıze

Neden kulaktan dolma sözlerle yargılamaktasınız ki bizleri.
Birileri birşeyler yaptı diye, bunu gerçekmiş gibi nasıl kabullenebilirsiniz ki.
Bişey satın almamız gerekmemektedir.
Bizler, imanımız la kurtuluşa kavuştuk.
Tanrı ile diri bir yaşam sürmekteyiz.
O’nunla konuşabilmekte, O’na sorunlarımızı anlatabilmekte, O’ndan çözümler alabilmekteyiz.
Birebir bir ilişki içerisindeyiz kısacası.

@hırlı 10435 wrote:

”Demek ki sonuçta oruç, tıpkı diğer bütün dini yükümlülükler gibi, günahların karşılığına verilen bir bedel niteliğindedir.

Oruç ile kurbanı birbirine karıştırmaktasınız.

İsa dan önce Yasa ile yönetilmekteydik.
Tanrı sözlerini peygamberler aracılığıyla halkına iletmekteydi.
Tanrı kutsaldır.
Halkının günahın esiri olmasını istemiyordu veee
Günahın bedeli olarak kurban kesilmesini istemişti.
Kurbanın özü ise KAN idi.
Kan kutsaldı. Saf tı. Katışıksız dı.
Kefaret olarak kendisine sunulabilirdi.
Ana insanlar günahlı bir dünyada günahın içerisinde yaşıyorlardı.
Kurban kesiyorlar, günahın bedelini ödüyorlar ve yine günahlı bir yaşam sürüp, tövbelerini unutuyorlardı.
Tanrıyı hoşnut edemiyorlardı, ikiyüzlüydüler.
Ve Tanrı artık sizin kurbanlarınızı istemiyorum. Tiksiniyorum dedi.
400 yıl boyunca insan ve Tanrı birlikteliği kopmuştu.
Tanrı sessizdi. İzliyordu sadece halkını.
İnsan GÜNAHKAR, Tanrı ise KUTSAL’dı.
Birliktelik söz konusu olamazdı.
Ve Tanrı kendi planını yine kendisi uyguladı.
İnsanın bunda hiçbir katkısı yoktu.

@hırlı 10435 wrote:

İşlenen bir günahın bağışlanması için yapılması ya da verilmesi gereken şeye kefaret denir.

Söylediğiniz cümle İsadan önce kabul görmekteydi.
Yasa kuralıydı. Yukarda size kurbanı anlattım.

Günah dünyaya hakim dir kardeşim.
Bizlerde bu dünyada yaşayan insanlarız.
Günahın bedeli İsa Mesih’in kanı aracılığıyla ÇARMIH’ta ödenmiş, cennetin kapıları açılmıştır.
Günah dünyada yenilmiştir. Şeytan artık malup edilmiştir.
Tanrı kusursuz olan planını uygulamış,
Kurtuluş planı gerçekleşmiştir.
İsa Mesih insan bedeninde aramızda yaşamış,
Tek bir günah bile işlememiş,
Tanrı’ya kurban olarak kendisini sunmuş,
Kendi kanını o çarmıhta akıtmıştır.
Kefaret ise çarmıh’ta ödenmiştir.
Başka bir kefaret söz konusu olamaz.
O’nun kanı aracılığıyla aklandık,
O’na imanımızla kurtuluşa kavuştuk.

@hırlı 10435 wrote:

Müslüman inançlarına göre, Tanrı ancak bir kefaret karşılığında günahı bağışlar. Bu kefaret çoğunlukla oruç tutmak, sadaka vermek, kurban kesmek, eşeklere gül yedirmek vb. gibi işlerle gerçekleştirilir.”.Cok sacmasınız ınsanları ınandıramıyorsunuz bıle

Size şunu anlatmaya çalışmaktayım sevgili kardeşim.
Bizler insana hoş görünmek için birşeyler yapmayız.
Oruç tutarız ama, en yakınımız bile bilmez oruçlu olduğumuzu.
İyilik ve yardımlar yaparız ama, ardından unuturuz.
Söylemeyiz ve paylaşmayız yaptıklarımızı.
Gerçeğimiz sadece Tanrı’dır.
O’nun sözleri KUTSAL KİTAP bize gerçeği anlatır.
O’nun ruhu KUTSAL RUH bizi yönlendirir.
Dogruları ögretir.
Sizin çok saçmasınız demeniz bile bizi üzmez.
Biliriz ki saçma görünmekteyiz.
Dışardan bakıldığında.
Neden?
Bizlerde siz gibi düşünüyorduk,
Bizlerde müslüman bir toplumun fertleriyiz.
Siz kadar bizlerde bir türküz.
Siz kadar, hatta daha fazla sevmekteyiz bu ülkeyi.
Bizlerede saçma gelmekteysdi birçok şey evvelcee.
Ama hamdolsun ki, gerçekle kucaklaştık.
O’nunla barıştık.
Esenlikte ve mutluyuz.

sevgiyleeeee