#28491
Anonim
Pasif

Yaratan’ın o parlak yaratığı, Adem’le eşi Havva günah işleyince sonuç tümden sarsıcı oldu. Kurulu düzen güzelliğini, temizliğini, güvenliğini hep yitirdi. Barış mekânı olmaya yaratılan yeryuvarlağı barut fıçısına dönüştü. Kadının erkeğin baş özelliği başkaldırma, büyüklenme ve bencillik oldu. Bu savaş, çatışma ve kan akıtma ortamında Barış Başkanı’nın gelmesi gerekti. Tanrı Eden bahçesinde, günah eyleminin işlerliğe konulduğu yerde, Mesih’in gelişini haber veriyordu. O, bir kızdan doğacaktı. Tüm insanlığın kurtarıcısı elbette yaratık kuşaklarından gelemezdi. Bencil, çıkarcı insandan böyle bir hizmet beklenemezdi. Yaratan insanı baştanbaşa yoksul bir varlık olarak gördü, tanrısal eylemle onu zengin kılabileni gönderdi, zamansız çağlarda var olan, insan zamanına girdi. Mesih yüce Tanrı’nın insanlığa parlak armağanı oldu.

Tavuk civcivlerini yutulmaktan kayırır. Çoban koyunlarını hırsızdan canavardan kayırır. Seven anne can pahasına yavrusunu ateşin içinden kurtarır. Kayıran kendi canı-nı vermeyi göze alır. Hiçbir karşılık istemez. Yaratanın senin içindeki köklü gereksini-mi göksel zenginliğiyle karşıladı. Tanrı sevgisinin göstergesi, O’nun benzersiz kayrası.. Teşekkürle O’nu kabul etmek boyun borcundur. İman orununda öncü olan çobanlar, gökbilimciler, yaşlı Simeon, Anna adındaki peygamber kadın bu gönence seni de çağırıyor. Ve Mesih çağırıyor: “Ey bütün yorulanlar ve ağır yük altında yıprananlar! Bana gelin. Sizleri dinlendiririm… Canlarınıza dinlenme bulacaksınız” (Matta 11:28,29). “Bana iman edenin içinden diri su ırmakları kaynaklanacaktır” (Yuhanna 7:38). “Duyan herkes, ‘Gel!’ desin. Susayan herkes gelsin” (Vahiy 22:17).