#28654
Anonim
Pasif

Kutsal Ruh’un bir Hristiyan yaşamındaki bu ana etkinliklerinin bazılarını çabucak tekrarladıktan sonra, bu tekrarın hristiyan yaşamının başından sonuna kadar yeterli olacağını anlatmak istiyorum. Kutsal Ruh’un işleyişine bağımlıyız. Pavlus şöyle yazar: ” Bize verilmiş olan Kutsal Ruh ” ( Rom. 5:5 ). Tüm hristiyanların bu konuda hemfikir olduklarına inanıyorum ve bunu ümit ediyorum.

Kutsal Ruh’un vaat edilmiş bu ” armağanı”. Kutsal Ruh’un ” vaftiziyle” aynı şey midir ?Burada kişilerin inançları farklılık gösterir. Bazıları bu soruya evet, bazılarıysa hayır şeklinde yanıtlarlar. Hayır diyenler, armağan ve vaftizin farklı olduğuna inananlar, vaftizin ikincil ve daha sonra gelen bir deneyim olduğunu öğretirler; bu deneyim birincisinin hemen ardından gelir. Öte yandan her ikisinin aynı olduğuna inananlar ve Kutsal Ruh’u almayla ilgili canlı bir konuşma figürü olduğunu düşünenler, bu vaftize tüm hristiyanların sahip olduğunu söylerler. Bu benim kendi görüşümdür ve bu görüşümün Kutsal Kitap’taki temeline ilişkin anlayışımla ilgili değerlendirmeyi kısaca yapacağım.

Bu yalnızca yüzeyde görüldüğü gibi, sözcüklerle ilgili önemsiz bir kaçamak yanıt değildir. Aksine, kendi hristiyan yolculuğumuz konusunda olduğu kadar, aynı zamanda diğer kişilere öğüt vermemiz konusunda da dikkate değer bir etkinlğe bağlıdır. Bu nedenle, bu konuyla ilgili Kutsal Kitap’taki bazı önemli ayetleri araştırmamız gerekir. Ama önce tartışmamızın zeminini hazırlamalıyız.

Kutsal Kitap çalışmalarında metni daima içinde geçtiği çevre ve koşullar içinde yorumlamak önemlidir. Çevre ve koşulları ne kadar geniş olursa, metnin yorumu da o kadar kesin olacaktır. Bu çevre ve koşulların en genişi Kutsal Kitap’ın tümüdür Tüm Kutsal Kitap’ın yazılı Tanrı Sözü olduğuna inanıyoruz. Bundan dolayı, Tanrı kendisiyle çelişemeyeceğimize göre Kutsal Kitap’ın uyum lu bir tanrısal açıklama olduğuna inanıyoruz. Hiçbir zaman bir diğerine karşıt olan bir ayeti, açıklama olarak görmemeliyiz; ama her ayeti tüm ayetlerin ışığında yorumlamamız gerekir.

Bu ilkeyi Kutsal Ruh vaftizinin ne olduğu konusundaki araştırmamıza uygulayacak olursak, fark edeceğimiz ilk düşünce bunun Yeni Antlaşma ifadesine özgü olduğudur ( yedi kez ortaya çıkar ). Ama aynı zamanda Eski Antlaşma’da beklenenlerin de yerine getirilişidir. Bu beklenti genellikle, Tanrı’nın Kutsal Ruh’unu dökeceğine ilişkin vaadiyle ilgili olarak ifade edilirdi ve elçi Petrus, Pentikost günündeki vaadinde Kutsal Ruh’un dökülüşünü ( Yoel tarafından vaat edilen) Kutsal Ruh’un vaftiziyle ( Vaftizci Yahya ve İsa tarafından vaat edilen ) eşit saymıştı. İki ifade aynı olayı ve aynı deneyimi ima etmekteydi. ( J. R. W. STOTT )

Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.