#31862
Anonim
Pasif

Yeşaya Peygamber’e kulak verelim;

Yeşaya İbranice dilinde “Rab Kurtar” anlamına gelmektedir. Yeşaya Peygamber kitabının tamamını kendi adının anlamıyla uyum içinde yazmıştır ve bir şekilde “Yeşaya” kelimesinin kelime anlamı kitabının da özeti olmuştur.

Yeşaya 2:4 ayetleri bunun en iyi örneklerinden birisini teşkil etmektedir.

Yeşaya, ulusların Rab’be inanması ve sonucunda da Rab’bin aralarından yargıçlık yapmasına izin verdikleri taktirde, uluslar arasındaki anlaşmazlıkların tamamının çözüleceğini söylemektedir.

Daha sonra da her zaman hayranlıkla okumuş olduğum ayetleri sıralamaktadır;

İnsanlar kılıçlarını çekiçle dövüp saban demiri,
Mızraklarını bağcı bıçağı yapacaklar.
Ulus ulusa kılıç kaldırmayacak.
Savaş eğitimi yapmayacaklar artık.

Umarım günün birinde, Yeşaya’nın da dediği gibi, insanlar kılıçlarını ve mızraklarını insanları öldürmek için değil de, insanların yararına kullanabilmek için kılıçlarını saban demiri olarak, mızraklarını ise de bağcı bıçağı olarak kullanırlar.

Ama Yeşaya bu güzel ayetleri yazmadan önce Rab’bin uluslar arasında hakem olması gerektiğini, yani ulusların Rab’be inanması gerektiğini belirtmektedir ki anahtar nokta da burasıdır.

Eğer biz hala “hamas durduk yere füze atmaz” ya da “birisi bana tükürmeden ben tokat atmam” tarzında ifadeler kullanırsak hiç bir sorunu çözemeyiz. Çünkü hiç bir zaman unutmayalım ki düşman bellediğimiz İsrail’de aynı mantığı gütmektedir.

Bırakalım artık “o bana bunu yaptıysa ben ona iki katını yaparım” tarzındaki dünyevi çekişmeleri ve Rab’be bakalım. Eğer her iki ulusta Rab’be inanır ve Rab’bin aralarında hakem olmasına izin verirlerse, Rab’de onların kılıçlarını saban demiri, mızraklarını ise bağcı bıçağı yapacaktır ve o ülkeler arasında dostluk, kardeşlik, sevgi doğacaktır.