#28221
Anonim
Pasif

Degerli Mathidas, zaman ayirip yazdigin icin tesekkur ederim, Kayram`da cok guzel cevap vermis ve bende birsey eklemek istiyorum,

480.000 ayri gruptan olustugumuzu soylemissiniz, Bu bir abarti mi? Lutfen bu yazinizi tekrar gözden geciriniz,

Evet bu forumda katolik, ortodoks, Protestanlik anlatmak yerine Mesih isayi anlatmak daha onemli, cunku bizi kurtaran SADECE VE SADECE MESIH ISA`NIN KANIDIR bunun icin katoliklik soyle, ortodoksluk boyle, protestanlik boyle demek pek hos olmuyor, ve birlik olmamiz gerektigi dusuncesindeyim, ancak Bazen Katolik kardeslerimiz bu birlikteligi FAZLALASTIRIP, kutsal Kitap disina cikip, Mesih Isa`ya inanmayanlarinda KURTULACAGINI ima ediyorlar (Rab bu iddiayi yapanlari affetsin), ve size kanitinida sunuyorum,..!!

(Asagidaki Kirmizi renkli yaziyi birkez okuyun, ve BUNUN INCILIN NERESEINDE GORE yazdigini bana gosterin lutfen,
Mesih Isa`ya iman etmeden nasil kurtulus olabilir,

(Ancan yinede belirtiyorumki, sizinde beyan ettiginiz gibi, KATOLIK VE ORTODOKSLARDADA KELAMA UYGUN IMAN EDENLER VARDIR MUTLAKA, anacak asagidaki gorusu kabullenen insanlara ne olacak? ve 480.000 farkli teoloji ile ilgili bize yazmanizi rica edecegim)

======================================

İKİNCİ VATİKAN KONSİLİ

İKİNCİ VATİKAN KONSİLİ
(1962 – 1965)

Episkoposların katılışı yönünden en geniş olan bu konsil, 11 Ekim 1962 tarihinde açıldı. 1. kararname devresi 8 Aralık 1962’de tamamlandı. Sonraki devreler, 29 Eylül’den 4 Aralık 1963’e kadar ve 14 Eylül – 8 Aralık arası sürdü. Konsil, çok sayıda belgelerle doktrin ve ahlak konularını da tartıştı. Kilise’nin bugünkü dünyadaki görevlerinden söz etti. Konsil 4 belge, 9 kararname ve 3 açıklama ilan etti.

(İkinci Vatikan Konsili, Kilise Hakkında Dogmatik Yasa, 2.16)
Olağan 2. Çarşamba

Halkımın Kurtarıcısı olacağım.
Ebedi Peder, hikmetinin ve iyiliğinin eseri olan tamamen özgür, gizemli tasarısıyla tüm dünyayı yarattı ve insanları ilahi yaşamına katılma mertebesine yükseltmeye karar verdi. Adem’in şahsında düşmelerinden sonra onları terk etmedi; “gözle görülemeyen Allah’ın sureti, bütün yaratılmışlardan önce ilk doğmuş olan” (Kolersiler 1:15) kurtarıcı Mesih’in gelmesine kadar onlara selametleri için gerekli yardımları sağlamaktan geri kalmadı. Bütün seçtiklerini, Peder, bütün asırlar öncesinden, “onları önceden tanıdı, onların Oğlunun sureti olmaları için ayırdı, bu Oğul’u bir kardeşler kalabalığının abisi yapmak için” (Romalilar 8:29). Ve Mesih’e bütün inananları Kutsal Kiliseyi oluşturmak için bunları bir araya gelmeye çağırma kararını verdi. Dünyanın başlangıcından beri önbelirtilerle haberi verilmiş olan Kilise, İsrail halkının tarihinde ve Eski Ahit’te mucizevi bir şekilde hazırlanmıştı ve son zamanlarda Kutsal Ruh’un bolca indirilişi ile kuruldu ve asırların sonunda, görkem içinde tamamlanacaktır. O vakit, Ataların öğretmiş oldukları gibi Adem’den beri bütün doğru kimseler, “doğrucu Habil’ den sonuncu seçilmişe kadar” evrensel Kilise’de Peder’in yanına toplanacaklardır. Henüz İncil’i kabul etmemiş olan insanlar çeşidi ilişkilerle Allah’ın halkına bağlanmış bulunmaktadırlar. İlk olarak, kendisine ahitler ve vaatler verilmiş olan ve Mesih’in bedence kendisinden doğmuş bulunduğu halk gelmektedir (Romalilar 4:4-5); bu halk, seçilmiş olmasının da gösterdiği gibi, ataları nedeniyle çok sevilmiştir, çünkü Allah’ın bağışları ve çağrısı geri alınamaz (Romalilar 11:28-29). Fakat kurtuluş tasarısı Yaratanı tanıyan insanları da içine almaktadır; ilk olarak, İbrahim’in yasasını kabul edip bizimle birlikte tek, bağışlayıcı, sonuncu günde beşeriyeti yargılayacak olan Allah’a ibadet eden Müslümanları. Bilinmeyen Allah’ı gölgeler ve resimler içinde arayan öteki kimselere gelince, Allah onlardan da uzakta değildir; çünkü herkese hayat, soluk ve bütün her şeyi veren O’dur (Elc Isl. 17:25-28), çünkü Kurtarıcı olarak bütün insanların kurtulmasını istemektedir (1. tim 2:4). Gerçekten hiç bir kusurları olmaksızın Mesih’in İncil’ini ve onun Kilise’sini tanımamış olan, fakat samimi bir kalple Allah’ı arayan ve inayetin etkisi altında O’nun, vicdanlarının emirleriyle tanıdıkları, iradesini yerine getirecek şekilde hareket etmeye çalışan kimseler de ebedi kurtuluşa kavuşabilirler. Tanrı, kendi kusurları olmaksızın, henüz açık bir Allah bilgisine erişememiş olup, doğru bir hayat sürmeye çalışanlardan; kurtuluş için gerekli yardımları esirgemez. Gerçekten, bu kimselerin içinde iyi ve doğru ne varsa, Kilise bunları İncil’e bir hazırlık olarak ve her insanı sonunda yaşama kavuşsun diye aydınlatan tarafından bağışlanmış bir armağan olarak saymaktadır.