#29268
Anonim
Pasif

@aylin 5914 wrote:

Antlaşmadır evlilik… sevmenin, değer vermenin, birbirini kabul etmenin, cinselliğin, üremenin, bağışlamanın, paylaşmanın, desteklemenin antlaşmasıdır evlilik..

Yukarıda yazdığınız niyetlerle başladığım evliliğimi birkaç hafta önce bitirdim. İki yıl süren ayrı yaşama sürecinden sonra en son mahkemede de bitti. Bense hala karmakarışık duygular içindeyim. Rab böyle mi isterdi, oğlum nasıl alışacak sorularıyla boğuldum günlerce. Rabbin desteğiyle toparlanacağım buna inanıyorum. Okuyan kardeşlere yol göstermesi amacıyla bazı şeyleri anlatmak istiyorum sizlere.
Eşimle tanıştığımda o müslümandı bense 1 yıl önce hristiyan olmuştum. Çok ilgilenirdi benim inancımla Sorular sorardı yılmadan saatlerce anlatırdım neden İsa Mesih diye. Gel zaman git zaman artık O’da hristiyan olmak istediğini söyledi. Dünyalar benim olmuştu sanki. Her hafta benimle kiliseye geliyordu, ilahiler söylüyorduk beraber. Zamanla arkadaşlığımız duygusal boyut kazandı ve evlendik… Ama birşeyler ters gitmeye başlamıştı. İkimiz de işsizdik, üstelik ben hamileydim ( hatta oğlumun doğumu tam bir mucizeydi, konunun dağılmaması için başka bir zaman anlatıcam isterseniz. ) Onun istikrarsız iş hayatı içinde ailesinin evinde çocuğumu büyütmeye çalışıyordum. Kiliseden de çoktan kopmuştuk ve aslında iman etmediğini beni etkilemek için öyle söylediğini itiraf etmişti. Yıkılmıştım… Kucağımda çocuğum ne yapacağımı bilmez halde günlerimi dolduruyordum. İş aramaya diye evden çıkıyor akşama kadar gelmiyordu. Bir dizi tesadüfler sonucu internette tanıştığı kadınları dolandırıp paralarını aldığını öğrendim. Her geçen gün yeni birşeyler çıkıyordu. Telefonda başka başka kadınlar yakalıyordum sürekli. Bütün bunlara rağmen sabırla bişeylerin düzelmesini bekledim. Ama beklemekle olmayacağına karar verdiğim zaman ailemin yaşadığı şehre taşınmaya karar verdim. En azından kendim çalışıp oğlumu büyütebilirdim ve eşim çevresinden koparsa belki herşey düzelir diye umuyordum. Bu sefer de büyükşehirden küçük bir kasabada yaşamaya adapte olamadı. İş bulup çalışmıyor, yetmiyor gibi hayatı bana zehir ediyordu. Kıskançlık krizlerine giriyordu. Kısa zamanda işimde ilerledim ve müdür oldum. Bunu da hazmedemiyordu. Sürekli onu aldattığımı söyleyip kavga çıkarıyor daha sonra da ayaklarıma kapanıp özür diliyordu. Her seferinde affediyordum , ben affettikçe o tekrarlıyordu. Ama artık oğlum da zarar görüyordu kavgalarımızdan. Yaklaşık 2 yıl önce yine bir kavga sonrası onu evden kovdum ve birkaç hafta önce de resmen bitti. Evliliğim bittikten sonra ne oldu? Herşeyden önce ben artık yine dua etmeye ve Kutsal Kitap okumaya başladım. Sigarayı bıraktım. Oğluma ve çevreme karşı daha anlayışlı oldum. Daha çok gülüyorum artık. Sadece oğlum için üzülüyorum. Babasında ayrı büyüyor ve bu durum beni gerçekten çok üzüyor. Ama Rabbin desteği ile bugünleri de atlatacağımıza inanıyorum. Rab tüm kardeşlerimin evliliklerini kutsasın, doğru insanlarla karşılaştırsın ve tökezlememek içi hepimize güç versin.

Sevgili Aylin kardeşim yaşadıklarınız bana gerçekten üzüntü verdi.Bu tür olaylar devamlı yaşanmaktadır.Fakat eski eşinizin gerçekleştirmiş olduğu yanlış eylemlerin size verebileceği acıyı yüreğimde hissettim.
Bu başlığa bir soru yazmıştım.Katolik bir hristiyanla evlenmek istiyorum bunun bir protestan için sakıncası varmı demiştim.Bu soruyu sormamın sebebi tanrının yüreğine dokunmayan bir insanla tek beden olmak ve Rabbin bu evliliği kutsaması ve bereketlemesi mümkünmüydü.(değilki bir müslümanla evlenmek).O rabbi kandıramaz seni kandırabilmiş şeytanı saf bir insandan ayırmak mümkün değildir.Rab kuzu postu giymiş kurtlara karşı bizi önceden uyarmıştır.O yüzden ben eşimin inanlı olmasına dikkat ederim(elimden geldiğince).Rab burda sanırsam acı yoluyla ona ulaşmanızı gerekli kılmış zira eski eşinizin yalancı imanı durumu görmenize engel olmaktaydı.Bu çektiğiniz acıları başka bir başlık altında şöyle anlatmaya çalışmıştım.
Acı yoksa sevgiye ulaşmanın ne anlamı var.Acı yoksa tanrının krallığına ulaşma çabasının mantığı ne.Tanrının insanlara behşettiği en büyük özelliklerden biri özgür irade özgür iradede tabiki hatalar da olacaktır,günahlarda olacaktır,acıda olacaktır ki bu otokontrol sağlar tanrının yolunda tutulmanın bir yoludur.Tanrının krallığına gittiğimizde tüm acılarımız dinecek gözyaşlarımız silinecek herşey açıkça ortada artık acıya gerek kalamayacak.
Kafanızı artık bu ayrılığa takmayın ihiyacınız olan yol üzerindesiniz.İncili okuyarak ruhunuzu kutsuyor,tanrının sözünde yazanlarla ruhunuzun yolunu çiziyorsunuz bu yolu izledikçe sevgi içinizde olacak,sevgi içinizde oldukça tanrı sizinle olacak,tanrı sizinle oldukça sevgi,bereket ve her türlü zorluğu aşma gücü sizde mevcut olacaktır.Tanrının kırallığına giderken yolda tanrının elini bırakmayın onu hep içinizde tutun zira bu yoldaki çakıllar ve çeşitli engeller kendiliğinden temizlenecektir.

Rab bu anne ve oğula sağlık mutluluk versin,acılar her daim mevcuttur.Fakat göz yaşlarınız bir gün silinecektir.:amin: