#28167
Anonim
Pasif

İstanbullu deri tüccarı Theodotus Dynamistik Monarkianizm’i yaklaşık 190 yılında Roma’ya getiren ilk kişi olarak tarihe geçmiştir. Ancak öğretinin en ünlü savunucusu Antakya episkoposu Samsatlı (Adıyaman yakınlarında) Pavlus’tur. Kendisi kilisedeki karşıtları tarafından para sevgisi, gösterişe düşkünlüğü, kadınlarla kurduğu şüpheli ilişkilerle ve konuşmalarından sonra alkış duyma tutkusuyla suçlanmıştır. Bu suçlamaların ne kadar doğru ya da yanlış olduğu bilinmese de Samsatlı Pavlus öğretişlerinde daha çok İsa’nın insan tarafını ön plana çıkarmıştır. Ona göre Tanrı’da Logos ve Hikmet vardı. Ama Logos Tanrı’dan ayrı bir varlık değil, daha çok insandaki akıl ve mantık gibiydi. Bu hikmet peygamberlerde etkin olduysa da en üst seviyede İsa’da bulunmuştur. Samsatlıya göre İsa normal bir insandı ama, doğuştan itibaren günahsızdı. Kutsal Ruh İsa’daydı. İsa’nın Tanrı ile aynı istekte özdeşleşerek katlandığı acı ve eylemlerle Adem’in günahlarını yendiğini söylemiştir. Aynı zamanda İsa’nın bütün bunları yaparken Tanrı ile birlikteliği gelişmiştir.

Arka arkaya toplanan üç synodda, Samsatlı Pavlus’un yaşamı ve öğretileri değerlendirilmişti ve 268’de Antakya’da yapılan üçüncü toplantıda Pavlus’un öğretileri sapkın ilan edilmiştir. Kendisi de kiliseden atılıp görevinden alınmıştır. Ne var ki Pavlus 272’ye kadar episkoposluk görevine ısrarla devam etmiştir. O tarihlerde imparator olan Aurelian onu zorla bu görevinden uzaklaştırmıştır.

Tanrı’nın yapısını özellikle mantıkla kavramaya çalışan Dynamistik Monarkianizm hiçbir zaman geniş taraftar kitlelerine hitap eden bir görüş olamamıştır. Ama onun karşısında Modalistik Monarkianizm hem yaygın hem de popüler bir öğreti olmuştur.