ANASAYFA Forum HRİSTİYAN TÜRKLER Aktüel Gelişmeler Doğuştan Müslüman çocuk yoktur! – RADİKAL Re: Doğuştan Müslüman çocuk yoktur! – RADİKAL

#29342
Anonim
Pasif

merhaba kardeşim doğan her canlı önce insan sonra deyişim evresi geçirir. örnek beli bir zaman sonra yetiştirildiği toplumun bir ferdi olur.ancak doğan çocukta ilk bakış yani annesinemi babasına mı yoksa bir başkasına mı benzer. konu açıktır yani eyer çocuk annesine yada babasına veyea dayısna vs. benzer ancak zenci bir kadın beyaz bir çocuk doğuyorrsa.ozaman iş karışır anne zençi baba zençi. o zaman neler olur. her toplum aynıdır bu konuda..amaç insan olmaksa ailesi onu bir insan olark bulunduğu topluma yararlı hale getirir. diyeceksinki bunu herkes biliyor..ozaman sıkıdur. rab bir insanın ne şekilde olacağını bimez mi ki onun için zenci yada beyaz
yada japaon fark edermi. yeterki insan olsun. yalnız zama la bu insan ya merhamet aşısı ile büyür. merhametli olur. ozaman ok. ama hayvani istekleri artar kendisinde bu iç güdü vardır ozaman hayvan bile ondan kaçar.
işte incil sana cevebını verecektir..
İnsanın Yaratılma Amacı
Yuhanna 14:6 “Yol,gerçek,ve yaşam benim. Benim aracılığım olmadan kimse Baba’ya gelemez.”

Elçilerin İşleri 4:12 “Başka hiç kimsede kurtuluş yoktur. Bu göğün altında insanlara bağışlanmış bizi kurtarabilecek başka hiçbir ad yok.”

Koleseliler 2:9 “Çünkü Tanrı’nın kişiliği bütün doluluğuyla Mesih’in insan bedeni içinde konut kurmuştur.”

1.Timoteyus 2:5 “Çünkü tek Tanrı ve Tanrı ile insanlar arasında tek aracı vardır. O da insan olan kendisini herkes için fidye olarak sunmuş bulunan Mesih İsa’dır. Uygun zamanda verilen tanıklık budur.”

Kutsal Kitaba baktığımızda insanın yaratılma amacının Tanrıyı sevmek, O’nu yüceltmek ve O’na hizmet ederek O’nunla canlı bir ilişkide bulunmak olduğunu görebiliriz. Ama aynı zamanda insanın bu yüce amaca ulaşmasının işlediği günahlardan dolayı imkansız olduğunu da görüyoruz. Fakat Tanrı bu durumdan memnun değildir. Tanrı insanı sevdiği için İsa Mesih’i göndererek O’nun aracılığıyla insanları kendisiyle barıştırıp tekrar esasında kastedildiği bu ilişkiyi mümkün kılan duruma getirmeyi uygun gördü.

Böylece İsa Mesih’in kişiliğini algılamamız ve O’nun bizim uğrumuza yaptığı şeylerin anlaşılması doğrudan insan ve günah öğretimizden kaynaklanıyor. Kısaca bu öğretimiz şudur Adem ile Havva Tanrı ile olan o güzel ilişkilerini işledikleri günahtan dolayı bozdular ve günahlı oldular ve günahın sonucu olarak da onların yaşamına ölüm girdi. Ruhsal olarak günah işledikleri an öldüler ve belli bir zaman yaşadıktan sonra fiziksel olarak da ölümü tattılar. Oysa ki Tanrı onları sonsuz yaşam için yaratmıştı, onların ölmelerini istememişti. Ama onlar itaatsizlik ederek bunu istediler. Böylece Adem ile Havva’nın soyundan gelen insanların hepside günah işledi. Kutsal Kitap günah işlemeyen hiç kimse yok, bir kişi bile yok der. Dolayısıyla bütün insanlar günah işledikleri içinde Tanrı’dan uzaklaştılar ve Tanrı’ya düşman oldular. Tanrı ile sıkı bir ilişkiye girebilmesi için insanın bu durumundan kurtulması gerekmektedir. Bu yüzden insanın kendisini kurtaracak bir kurtarıcıya ihtiyacı vardır.

Mesih İsa’nın işleri ve kişiliği konusuna değindikçe Mesih inancının kalbine özüne gelmiş bulunuyoruz. O’na Soter denir. Kurtarıcı anlamına gelen bu söz bu kurtuluşu kimin mümkün kıldığına işaret ediyor.

Kurtuluştan söz ederken Tanrı’nın düşmüş dünyayı kurtarmak için yaptığı bütün işleri kastediyoruz. Şimdi geniş çapta kurtuluştan bahsetmeyeceğim ama bu kurtuluşu sağlayan Soter’e yani İsa’ya bakacağız. O yalnızca bu kurtuluşu sağlayabildi. Çünkü insanı tekrar Tanrı ile bir ilişkiye kavuşturacak bu kurtuluşun Tanrı tarafından kabul edilecek bir niteliğe sahip olması gerekli bu kurtuluş…

1-) Günah ve onun getirdiği sonuçları kaldırması gerekti. Çünkü insanı Tanrıdan ayıran duvar budur. İnsanın Tanrı ile ilişkisi günah sonucu bozuldu.

2-) Günahkarın üzerindeki ölüm fermanı ise gerçekleşmeliydi. Çünkü bu konuda Tanrı sözü geçerliliğini kaybetmedi, insanlar günah işledikleri için ölümü hak ettiler. Romalılar 6:23 “Çünkü günahın ücreti ölüm Tanrı’nın armağanı ise Rabbimiz Mesih İsa’da sonsuz yaşamdır.”

3-) Ayrıca günahın kaynağı ve egemeni etkisiz hale getirilmeliydi. Bütün bunlar İsa Mesih’in uğrumuza kazandığı zafer sayesinde oldu. HAMDOLSUN

Daha önce bahsettiğim gibi insan doğal haliyle tamamen günahlıdır. Ve bu günahtan dolayı her yeri her parçası etkilendi ve çürük oldu. Bu yüzden insanın kendi doğasını iyileştirmek üzere geliştirdiği her tür reform çabası boşunadır. İnsan işlediği suç ve günahtan dolayı ölüdür. Efesliler 2:1 “Sizler bir zamanlar içinde yaşadığınız suçlardan ve günahlardan dolayı ölüydünüz.”

Bunun için kurtarış dışarıdan gelmeli bir kurtarıcı aracılığıyla. Birçok çağdaş düşünür insanı sadece içsel dengesinde ve doğayla olan ilişkisinde hasta olarak görürler. Onun için insan örneğin akıl doktorları ve psikologlar aracılığıyla kendi kendini kurtarmaya çalışıyor, ya da dinsel eylemleri ile [kiliseye gitmek, camiye gitmek, sadaka vermek, vs.] Tanrı’ya ulaşabileceklerini zannediyorlar. Hiç bir zaman, hiç kimse şekilcilikle ve kuralcılıkla veya dindar eylemleri ile Tanrı ile arasındaki bu günah duvarını yıkıp Tanrı’ya yaklaşamamıştır ve kendi kendini değiştirememiştir. Kutsal Kitap kesin bir şekilde kendi kendini kurtarma çalışmalarını reddediyor. Yeremya 13:23 ”Zenci kendi derisini yahut kaplan kendi beneklerini değiştirebilir mi?” Elbette değiştiremez bunun gibi iyi işler, gayretler, reformlar artık söz konusu değildir. Bütün bu kendi kendini kurtarma yöntemleri diğer dinlerde ve felsefelerde var, dinlerin mucidi olan şeytan insanın yüreğinin boşluğuna göre Tanrı’ya karşı gelerek, her insana göre din sistemi getirdi. Zengin, fakir, eğitilmiş, kültürlü insan kendine göre bir yol, bir din bulabiliyor. Sözde sahte bir kurtuluş yöntemi icat ediyor.

Gerçek kurtuluş için ise tamamen Tanrı’nın esinine ihtiyacımız vardır. Tanrı’nın varlığını ve gücünü anlayabiliriz ama O’nun çok yönlü sevgisini ve diğer niteliklerini anlamak için O’nun sözüne ihtiyaç vardır. O’nun sözü de İsa Mesih’tir. Filipililer 2:5-12 “Mesih İsa’da ki düşünce sizde de olsun. Mesih Tanrı özüne sahip olduğu halde Tanrı’ya eşitliği sımsıkı sarılacak bir hak saymadı. Ama kul özünü alıp insan benzeyişinde doğarak yüceliğini bir kenara bıraktı. İnsan biçimine bürünmüş olarak ölüme, çarmıh üzerinde ölüme bile boyun eğip kendini alçalttı. Bunun için de Tanrı O’nu pek çok yükseltti ve O’na her adın üstünde olan adı bağışladı. Öyle ki İsa’nın adı anıldığında gökteki yerdeki ve yer altındakilerin hepsi diz çöksün ve her dil Baba Tanrı’nın yüceltilmesi için İsa Mesih’in Rab olduğunu açıkça söylesin”

Kutsal Kitabın bu ayetlerinde söylediği gibi insan kendini kurtaramaz, ama İsa Mesih, O’nu kendisine iman ettiği zaman kurtarır. Kutsal Kitap şöyle diyor. Romalılar 10:8-13 “Tanrı sözü sana yakındır, ağzında ve yüreğindedir. İşte duyurduğumuz iman sözü budur. İsa’nın Rab olduğunu ağzınla açıkça söyler ve Tanrı’nın O’nu ölümden dirilttiğine yürekten iman edersen kurtulacaksın. Çünkü insan yürekten iman ederek aklanır, imanını ağzıyla açıklayarak kurtulur. Kutsal Yazı O’na iman eden hiç kimse utandırılmayacak diyor. Çünkü Yahudi, Grek ayrımı yoktur, aynı Rab hepsinin Rabbidir. Kendisine yakaranların tümüne eli açıktır. Rabbe yakaran herkes kurtulacak.”
menderes samancıoğlu iyiyaşam gaziantep kilisesi..