ANASAYFA Forum SEKÜLER KONULAR… Cinsellik, Eşcinsellik Cinselliğin İyileştirilmesi Re: Cinselliğin İyileştirilmesi

#28361
Anonim
Pasif

( Yazar :Andrew COMISKEY)

‘Bu nedenle adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak’ ( Yar. 2: 24 ).

‘Sodom, Gomora ve çevrelerindeki kentler de benzer biçimde kendilerini fuhuş ve sapkınlığa teslim ettiler. Sonsuza dek ateşte yanma cezasını çeken bu kentler ders alınacak birer örnektir’

‘Aslında yaratılış öyküsü bize ümit verir. Cinsel duyguların ve ilişkilerin anlamına ışık tutar. Yalnız kalmamaya ve birlikte varolup yaşayabileceğimiz bir kişiyi bulmaya yönelik özlemimizi ciddiye almamız gereklidir..Kutsal Kitap’ın yaratılış bölümünde geçen öykü, Tanrı’nın bizim kimliğimizle ve ilişkilerimizle ne denli yakından ilgilendiğini ortaya koymaktadır. Biz kendi cinsiyetimizle bocalarken Tanrı arkaya çekilip eleştirici ve ilgisiz bir yaklaşımla bizi yalnız bırakmaz.Tam tersine, bizi cinsel açıdan sağlıklı görmeye derin bir şekilde adanmıştır..Bizler, erkek ve kadın olarak belki heteroseksüel ilişki açısından Tanrı’nın benzeyişini temsil ediyor olabiliriz. Ancak Adem ve Havva’dan aldığımız miras, onların günaha düşmeleri yüzünden hepimizde bozulmuştur.

Adem ve Havva, birer ilah olmaya kalkıştılar. Yasak ağacın meyvesinden yiyerek kendi kaderlerini yazdılar. Bunun korkunç sonuçlarına katlandılar. gerçek kimliklerini yitirdiler ve Yaratıcı’nın benzeyişini yetkin bir şekilde yansıtamaz hale geldiler.

Tanrı’yla yakın ve içten ilişkilerini yitirmelerinin sonucunda kendi aralarındaki yakın ve içten ilişki de bozuldu. Yaratılış 3:7‘de şöyle yazılıdır: “İkisinin de gözleri açıldı.Çıplak olduklarını anladılar. Bu yüzden incir yaprakları dikip kendilerine önlük yaptılar. ” Adem ve Havva, artık birbirlerinin çıplaklığına utanç duymadan bakamıyorlardı. Önceden Tanrı’nın benzeyişini parlak bir şekilde yansıtan beraberlikleri artık korku ve suçlulukla gölgelenmişti.

Erkek- dişi ilişkisi, günahla birlikte masumluğunu yitirdi. Cinselliğin düzeni bozuldu. Bu nedenle her birimiz, cinsel açıdan bir dereceye kadar hasar görmüş durumdayız. Heteroseksüel eğilimi olanlar, eşcinsel eğilimi olanlardan daha az günahlı durumda değildir. Hepimiz, günahtan önce Aden’de varolan cinsel yetkinliğe buğulu bir camdan bakıyoruz. O yetkinliğin bizim olmasını istiyoruz. Ancak öncelikle, kendimizdeki ve başkalarındaki cinselliğe hasarlı bir açıdan baktığımızı kabul etmeliyiz.

Bu noktanın eşcinsellikle mücadele edenler için nasıl bir anlamı var ? Eşcinsel eğilimi olanlar kendi çarpıklıklarını ve Aden’deki yetkin cinsellikten kopuk olduklarını alçakgönüllükle kabul etmelidirler. Aynı cinsin kollarında ya da hayalinde cinsel doyum ve sağlık arayışı, boş ve sonuçsuz bir deneyimdir. Yaratılış öyküsü bunun boşluğunu açıklamamıza yardımcı olur. Tanrı erkek ve kadının, kendilerini aynı cinsle tamamlamalarını hiçbir şekilde uygun görmemiştir. Bu nedenle, eşcinsel erotizm ve duygusal birleşme arayışı insanlığımızın en temel unsurlarına ters düşmektedir. Yaratıcımız kendi Sözünde , eşcinsel duygu ve davranışlarının ilk insanın günaha düşmesinin bir sonucu olduğunu göstermektedir. Eşcinsellik, günahlı insanlığın dokusuna işlemiş birçok cinsel bozukluktan birisidir.

Arzunun Yönünü Değiştirmek

Yaşam Suyu adını verdiğimiz gruplarımızda Göksel Baba’nın varlığının çeşitli şekillerde görünmesini amaçlarız. Bu hizmet biçimini her yerde salık veriyorum Birinci adım tapınmadır . Her toplantı Tanrı’yı överek ve yüreğimizi O’nun lütfuna açarak başlar. Biz tapındıkça Tanrı’nın varlığı aramıza gelir ve bizi sevgiyle kuşatır. Tanrı’yla buluşma sırasında gözlerimiz O’nun yüceliğine çevrilir. Tanrı’nın göksel huzurunu yeryüzünde tatmaya, O’nun ışığını ve gücünü yaşamaya başlarız. Tanrı eşcinsellikle mücadele eden birçok kişide Kendisini tanıma arzusu uyandırır. İmanımızı canlandırarak soğukluktan ve imansızlıktan kurtulmamızı sağlar.

Tapınma ve övgünün heyecanı, her üyemize dalga dalga yayılırken Tanrı eşcinselleri kutsal ortamına çeker. Onlarda, eşcinsellikten daha büyük bir arzu, kendisine yönelik güçlü bir özlem oluşturur.

İyileştirme sürecinde arzunun yön değiştirmesi büyük önem taşır. Belki de eşcinselliği tedavi etmeye çalışan geleneksel psikoterapi yöntemlerinin başarısız olmasının nedeni budur. Bütün yaşamı çeşitli arzularla sürüklenen ve kendisiyle ilgili çarpık değerlere sahip olan bir kişiye sadece psikolojik çözümlemeyle iyileştirmek mümkün değildir. Kişinin canı Yaratıcısıyla buluşmalı ve O’nun sevgisiyle yıkanıp arınmalıdır.

Romalılar 1:18-32 bunu güçlü bir dille ortaya koyuyor. Elçi Pavlus cinsel düzenin devam etmesi için Yaratıcının güçlü rolünden söz etmiştir. Rab’be sırt çevirerek yaratıklardan medet uman insanları cinsel bir karmaşa beklemektedir. İnsanlık, iyiliği güçlü bir şekilde arzular. İç varlığımızda Yaratıcımıza tapınma ve yaşamı oluşturan Rab’be övgüler sunma özlemi yatar ( Rom. 1:19,20 ). Bu özlem bastırılırsa, daha basit özlemler baskın çıkacaktır. Düşünüşümüz çer çöple dolacak, yüreklerimiz kararacaktır ( Rom. 21-22 ). Yaratıcıya tapınma arzumuz yüreğimizdeki en büyük öncelik değilse, putperestliğin çeşitli türlerine kapılma olasılığımız ortaya çıkacaktır.

Hepimiz – hristiyan olalım ya da olmayalım – Yaratıcıya tapınma özlemini baltalıyan ve içimizde daha basit özlemler uyandıran bir dünyada yaşıyoruz. Hiçbirimiz Romalılar 1. bölümde sıralanan çarpıklıklardan bağımsız değiliz. Pavlus, çarpılan ve bozulan arzuların simgesi olarak eşcinsel eğilimleri gösteriyor. İsyancı yürekten çıkan kötü düşünceleri ve uygulamaları sıralıyor.
( Bkz. Rom. 23-32 )

Eşcinsellikle mücadele eden kişi, herkes gibi temel arzularını ve özlemlerini Yaratıcıya yöneltmelidir. İçimizde yatan edilgen tapınma arzusunu uyandırmalıyız. Arzuladığımız en temel varlık Göksel Babamız olmalıdır. Babamızı yüreğimizin merkezine yerleştirdiğimizde, O’nun sevecen varlığının eşcinsel eğilimler gibi arzularımıza dokunmasına ve bunları değiştirmesine izin veririz.

………Suç ve utanç yükünün altında ezilenler, çocularında bozuk aile ilişkilerinden etkilenerek Tanrı’ya ilişkin çarpık düşünceler geliştirenler, Tanrı’yı tanımaktan çok Tanrı hakkında bilgi edinmeye ağırlık veren kiliselerden gelenler, tapınmanın yaşam veren akışına kendilerini bırakmakta büyük güçlük çekmektedirler.

Bu noktada etkili dua etmeyi öğrenmemiz gereklidir….Eşcinsellikle mücadele eden insanların iç varlığında Kutsal Ruh’un daha güçlü bir şekilde etkin olması ve onları Tanrı’ya tapınmada özgür kılması için dua etmeliyiz. Onlara desteğimizi sunmalı ve Tanrı’nın çocukları olarak Baba’nın sevgisini özgürce almalarına ve Tanrı’ya özgürce karşılık varebilmelerine yardımcı olmalıyız.