#31660
Anonim
Pasif

Domuz eti yemek kötü bir şey…
Ancak ve lakin, Allaha şirk koşmak felaketin ta kendisi !…

İlk domuz eti yediğim günler geldi aklıma senin bu yazılarını okuyunca happychristmas…

Ben müslüman bi aileden gelmedim, din eğitimi falan da almadım gençliğimde, ve tüm bunlara rağmen ilk domuz eti yemeği yediğimde hastalanacam ya da kötü bişi olacak gibi hissetmiştim…

Gereksiz ama çok anlamlı bir huzursuzluk yaşadımdı.Yaşadığım bu huzursuzluğun anlamı : “toplumun küçüklükten beri söyledikleri”, “günah diye yapılan yasaklamalardan kalan yansımalar”, “başkasına göre kötü veya iğrenç sayılan birşeyin 50bin kere duymanın istemsiz tesiri” vs vs… idi.

Domuz eti yemek kötü bir şey…
Ancak ve lakin, Allaha şirk koşmak felaketin ta kendisi !…

Uzun süre müslüman kişiler ile içiçe yaşayan (ve hatta belki de kendisi de an gelmiş bu inanaca mensup olmuş) birisi için dinin kalıplarının dışına çıkmak mevzu bahis olduğunda; beynimize çevre, toplum, öğretiler vb tarafından şu ana kadarki tüm yaşantımız boyunca ince ince nakışlanan kalıplar-kurallar-yasaklar-iyiler-kötüler-felaketler karmançorman olup, mantıksal ve ussal çabalarla içinden çıkılması çok güç (ve belki de kimi zaman imkansız) bir durumla karşı karşıya bırakmakta bizi.

Peki ne yapmalı ?
Ben üç seçenek görüyorum…

1. Mantık ve akıl faaliyetleri ile karşılaştırmalı bir yola girmek. Bu böyle diyor şu böyle benim aklım buna daha çok yatıyor, şu daha mantıklı ama bu da herkesin yaptığı bir şey vs vs gibi…

2. Herşeyi bırakıp eski tas eski hamam düşünmeden sorgulamadan yola devam etmek. Fazla düşünmek iyi deildir neticede kafayı bile yiyebiliriz mazallah…

3. Rabbin iyiliğine ve sözlerine güvenmek. Onun bize yaklaşmasına ve bize kendisini anlatmasına izin vermek. Her ne kadar mantığa, çevredeki insanların düşüncelerine aykırı da olsa Rabbi kendisinden tanıma fırsatını kaçırmamak… onunla konuşmak ona anlatmak aklımızı kurcalayan herşeyi, ondan yardım dilemek… ve Ruhunu dilemek ondan…

Çünkü; Dileyin Verilecektir !

Ne büyük bir lutuf : SEVGİnin çocuğu olmak, felaketçilerin değil…