#29046
Anonim
Pasif

En büyük korkum , Tanrı sözünü okumanın mekanik, kalbimi içine katmadan yaptığım bir iş, bir rutin haline gelmesi. İsa, Kutsal Kitap’a doğru karşılığı vermeyenlerin ruhsal duyularını kaybedebileceği hakkında bizi uyarır. Öğrendiğimiz şeyleri uygulamaya koymazsak , ruhsal bakımdan kör ve sağır olabiliriz. Tanrı sözü, alarmını çalmaya devam edecek, ama bizler çalar satin susturma düğmesine basmış biri gibi uyumayı sürdüreceğiz.

Tanrı’ya şükür ki, bunun tam tersi de olabilir. “Kimde varsa, ona daha çok verilecek, boluğa kavuşturulacak ” ( Mat. 13:12 ). Ruhsal gözlerimizi kullandıkça daha iyi ve doğruyu işiteceğiz. Bizler, Tanrı’nın bize vermiş olduğu ışığa karşılık verdikçe, O da bize yaşamlarımız Kendisinin yüceliğiyle doluncaya kadar çok ışık vermeye devam edecektir.

Uygulamadaki Amaç

Kutsal Kitap’la sürekli beslenmekteki amacımız, içimizde Tanrı’nın düşünce ve yüreğini geliştirmektir. Her durumda, Tanrı nasıl düşünüp karşılık veriyorsa, biz de O’nun gibi düşünüp karşılık verecek duruma gelmek istiyoruz.

Bu imkansız bir hedef mi ? Rab bizleri Yeşaya bölümünde şöyle uyarır:

” ‘Çünkü benim düşüncelerim sizin düşünceleriniz değil, sizin yollarınız benim yollarım değil ‘ diyor RAB. Çünkü gökler nasıl yeryüzünden yüksekse, yollarım da sizin yollarınızdan, düşüncelerim düşüncelerinizden yüksektir” ( Yşa. 55:8,9 )

Buna karşın her şeyin böyle olması ne Tanrı’nın başlangıçta istemiş olduğu şey, ne de nihai tasarısıydı. ” Tanrı insanı kendi suretinde yarattı.Böylece insan Tanrı suretinde yaratılmış oldu ” ( Yar. 1:27 ).Bu tanrısal suret ve benzerlik, Adem’le Havva’nın günaha düşüşüyle bozulduğu halde , İsa Mesih tarafından yeniden eski konumuna döndürülme sürecindedir. ( J. K. )

Rabbin sevgisi ve ışığı sizinle olsun.:elsalla: