#28255
Anonim
Pasif

4- Eskatoloji Kutsallık Hakkındadır:
Eskatolojiye bakmamıza rağmen, aracılığıyla hayatımızı değiştirmemesi çok mümkündür. Şimdi birkaç özelliğe bakacağız. Bunlar da Kutsal Ruh’un eskatolojiyi anlayan kişilerde var ettiği özellikler olacak.

a-) Umut:
Eğer eskatolojiyi Kutsal Kitap’a uygun olarak anlarsak; umut dolu insanlar olacağız.

I.Petrus 1: 3-4 Rab’bimiz İsa Mesih'in Tanrısı ve Babasına övgüler olsun. Çünkü O, kendi büyük merhametiyle yeniden doğmamızı sağladı. İsa Mesih'i ölümden diriltmekle bizi yaşayan bir ümide, çürümez, lekesiz ve solmaz bir mirasa kavuşturdu. Bu miras sizin için göklerde saklıdır.
Burada dikkat edin, İsa Mesih’in dirilişi vasıtasıyla yaşayan bir halk olduğumuzdan, yaşayan bir ümide sahibiz. Sahip olduğumuz ümit, Tanrı’nın yaptığı iş ve vaadinde yatmaktadır. İsa Mesih’in ölümden dirilmesi aracılığıyla bizlerin ümidi var. Şöyle diyebilirsiniz: İsa Mesih’in dirilişi bundan iki bin yıl önceydi. Bunun eskatoloji ile nasıl bir ilişkisi var?

Fakat Petrus’un yazılarını hatırlarsanız; öğretilerinde İsa Mesih’in dirilişinin, bizler için gerçekleşecek olan dirilişin garantisi olduğunu söylüyordu. İsa ölümden dirildiği için gelecekte bir gün herkesin ölümden dirileceği gerçeği bulunmaktadır. Bu da bize ümit verir. Ama bu, dünyanın verdiği anlamda bir ümit değildir. Bizlerin ümit kelimesini, daha farklı bir şekilde kullandığına dikkat etmeliyiz. Örneğin, arkadaşlarınız “Umarım yarın daha iyi bir gün olur ya da şunlar olur umarım” dediklerinde; bu ümidin hiçbir temeli yoktur. Fakat bizlerin ümidi vardır. Zira bu Söz’ü Tanrı konuşmuş ve bu vaadi vermiştir. Bizlerin ümidi Tanrı’nın vaadinde köklenmiştir.

İbraniler 10:23 Açıkça benimsediğimiz ümide sımsıkı tutunalım. Çünkü vaat eden Tanrı güvenilirdir.
Yine bu ayette de, ümit ile bizlere vaat eden Tanrı arasındaki ilişkiye dikkat edelim: Bizler ümit edip; gelecek olan daha yüce bir güne baktığımızda; ümidimiz kesindir…
Böylece özet olarak, eskatolojik halkın ilk özelliği; ümitle dolu bir halk olmasıdır.

b-) Özdenetimli Olmak:
I.Petrus 1:10 Size bağışlanacak lütuftan söz etmiş olan peygamberler, bu kurtuluşla ilgili dikkatli incelemeler ve araştırmalar yaptılar.
11 İçlerinde olan Mesih'in Ruhu, Mesih'in çekeceği acılara ve bu acıların ardından gelecek yüceliklere tanıklık ettiğinde, Ruh'un hangi zamanı ya da nasıl bir dönemi belirttiğini araştırdılar.
12 Şimdi size de bildirilen gerçeklerle kendilerine değil, size hizmet ettikleri onlara açıkça gösterildi. Bu gerçekler, gökten gönderilmiş olan Kutsal Ruh'un gücüyle size Müjde'yi iletenler tarafından bildirildi. Melekler bu gerçekleri yakından görmeye büyük özlem duyarlar.
13 Bu nedenle zihinlerinizi eyleme hazırlayın. Ayık olun. Ümidinizi tümüyle İsa Mesih'in görünmesiyle size sağlanacak olan lütfa bağlayın.
14 Söz dinleyen çocuklar olarak, bilgisiz olduğunuz geçmiş zamandaki tutkularınıza uymayın.
15 Sizi çağıran Tanrı kutsal olduğuna göre, siz de her davranışınızda kutsal olun.
16 Nitekim şöyle yazılmıştır: «Kutsal olun, çünkü ben kutsalım.»
Buradan da fark edebileceğiniz gibi, eskatolojinin bizlerde var ettiği birden fazla özellik göze çarpmaktadır. Çok genel bir kapsamda konuşarak: 14. Ayet “Söz dinleyen çocuklar olarak,…” bizleri söz dinleyen çocuklar yapıyor. 15. Ayette “…siz de her davranışınızda kutsal olun” diyerek bizlerin içerisinde kutsallık yaratıyor. Özdenetim özelliğini 13. ayette görüyoruz. 10-12. ayetler arasını peygamberlerin İsa Mesih’i nasıl işaret ettiklerini anlatıyordu. Burada 13. ayet, bir geçiş ayetidir: 13. ayet “Bu nedenle (bu Peygamberlik sözlerinin ışığı altında) zihinlerinizi eyleme hazırlayın….” diyor.

Aynı şeyi daha sonra da görüyoruz:
I.Petrus 4:7 Her şeyin sonu yakındır. Bu nedenle, sağduyulu olun ve dua etmek için ayık durun.

Burada yine son günlerin, son çağın üzerinde durulmasına dikkat edin. Bu ayetin ilk cümlesi, eskatolojik bir ifadedir. Yani sonun yakın olması nedeniyle, sağ duyulu olmaya ve ayık durmaya çağırılıyoruz.

I.Selanikliler 5: 6 Öyleyse başkaları gibi uyumayalım, ayık ve uyanık olalım.
8 Gündüze ait olan bizler ise, iman ve sevgi zırhını kuşanıp başımıza miğfer olarak kurtuluş ümidini giyerek ayık kalalım.
I.Selanikliler 4:13. ayetten itibaren, bu okuduğumuz yere kadar olan bölümde ayetler, Rab’bin gelişi üzerinde konuşuyor. 6. ve 8. ayetlerde belirttiği gibi “Rab geldiği için şu şekilde yaşamanız gerekir” diyor. Yine bu ayetler özdenetimli olmak vurgu üzerine yapıyor.

eskatolojik yaşayan Tanrı halkı özdenetimli olmaya çağırılmıştır.

c-) Eyleme Hazır bir halk olmak:
Matta 25: «O zaman Göklerin Egemenliği, kandillerini alıp güveyi karşılamaya çıkmış olan on kıza benzeyecek.
2 Bunların beşi akılsız, beşi de akıllıymış.
3 Akılsızlar kandillerini almışlarsa da, yanlarına yağ almamışlar.
4 Akıllılar ise, kandilleriyle birlikte kaplar içinde yağ da almışlar.
5 Güvey gecikince hepsini uyku tutmuş ve dalıp uyumuşlar.
6 «Gece yarısı bir ses yankılanmış: `İşte güvey geliyor, onu karşılamaya çıkın!'
7 Bunun üzerine kızların hepsi kalkıp kandillerini tazelemişler.
8 «Akılsızlar akıllılara, `Kandillerimiz sönüyor, bize yağınızdan verin!' demişler.
9 «Akıllılar, `Olmaz! Hem bize hem size yetmeyebilir. En iyisi satıcılara gidin, kendinize yağ alın' demişler.
10 «Ne var ki, onlar yağ satın almaya giderlerken güvey gelmiş. Hazırlıklı olan kızlar, onunla birlikte düğün şölenine girmişler ve kapı kapanmış.
11 «Daha sonra gelen öbür kızlar, `Efendimiz, efendimiz, aç kapıyı bize!' demişler.
12 «Güvey ise, `Size doğrusunu söyleyeyim, sizi tanımıyorum' demiş.
13 «Bu nedenle uyanık durun. Çünkü o günü ve o saati bilemezsiniz.
Burada birinci beş kızla, ikinci beş kız arasındaki farka dikkat edin! Birinci beş kız akılsız olarak nitelendiriliyor. Bunun sebebi de, güvey gelmekte iken hepsinin uykuya dalmış olmalarındandı. Zira bu kişiler güveyin gelişine hazır değillerdi. 6. ayette güveyin gelme sesi işitilince bu kişiler onu karşılamaya hazır olamıyorlar. Buradan da anlayacağınız gibi bizler ikinci beş akıllı gibi olmaya çağırılıyoruz. Her zaman için kandilleri hazır, yağı olan ve güveyin gelişini çok dikkatle bekleyen ikinci beş kız gibi olmamız isteniyor.

13. ayette bize yapılan çağrıya dikkat edin. Bu çağrı şudur: “uyanık durun ve eylem için hazırlıklı olun”

d-) Kişisel Saflık, Temizlik:
2. Petrus 3: 10Ne var ki, Rab'bin günü hırsız gibi gelecek. O gün gökler büyük bir gürültüyle ortadan kalkacak, maddesel öğeler yanarak yok olacak, yer ve yeryüzünde yapılmış olan her şey yanıp bitecek.
11-12 Her şey bu şekilde yok olacağına göre, sizin nasıl kişiler olmanız gerekir? Tanrı'nın gününü bekleyip o günün gelişini çabuklaştırarak kutsallık içinde yaşamalı ve Tanrı yolunu izlemelisiniz. O gün gökler yanarak yok olacak, maddesel öğeler şiddetli ateşte eriyecektir.
13 Ama biz Tanrı'nın vaadine göre, doğruluğun barınacağı yeni gökleri ve yeni yeryüzünü bekliyoruz.
14 Bunun için sevgili kardeşlerim, mademki bunları bekliyorsunuz, Tanrı'nın önünde lekesiz, kusursuz ve barış içinde bulunmaya gayret edin.
10. ayet Rab’bin günü hakkında bizlere çok önemli bir şey söylemektedir. 11. ve 12. ayette “her şey bu şekilde yok olacağına göre; sizin nasıl kişiler olmanız gerekir?” diyor. Yanıt olarak 12. ayetin sonunda “kutsallık içinde yaşamamız gerekir” diye söylüyor. 12. ayetin sonunda ve 13. ayette, bizlere Mesih’in ikinci gelişinin neye benzeyeceği konusunda bilgiler vermeye devam ediyor. 14. ayette, “Bunun için” yani böylesine bir olay olacağı için Rab’bin günü geldiği zaman “mademki bunları bekliyoruz, Tanrı’nın önünde lekesiz, kusursuz ve barış içinde bulunmaya gayret edin” diyor.

I.Yuhanna 3:1 Bakın, Baba bizi o kadar çok seviyor ki, bize `Tanrı'nın çocukları' deniyor! Gerçekten de öyleyiz. Dünya Baba'yı tanımadığı için bizi de tanımıyor.
2 Sevgili kardeşlerim, daha şimdiden Tanrı'nın çocuklarıyız, ama ne olacağımız henüz bize gösterilmedi. Ne var ki, Mesih göründüğü zaman O'na benzer olacağımızı biliyoruz. Çünkü O'nu olduğu gibi göreceğiz.
3 Mesih'te bu ümide sahip olan herkes, Mesih pak olduğu gibi kendini pak kılar.
Burada da dikkat ederseniz, Mesih’te sahip olduğumuz ümit hakkında konuşmaktadır. Çok harika bir gün gelmek üzere! Bizler İsa’yı göreceğiz ve O’na benzer kılınacağız. Bunun sonucu ne olmalı? 3. ayette bunun cevabını veriyor: “Eğer beklediğimiz şey İsa’nın ikinci gelişi ise, yani bu ümide sahipsek, Mesih pak olduğu gibi bizlerin de kendimizi pak tutmamız gerekir” diyor.

Özetlemek gerekirse; eskatolojiyi anlayan bir halkın, eskatolojik yaşayan bir halkın yaşam özelliklerinden bir tanesi de, yaşam paklığıdır.

e-) Sabırlı olmak:
Yakup 5:8 Siz de sabredin. Yüreklerinizi güçlendirin. Çünkü Rab'bin gelişi yakındır.
Dikkat etmemiz gereken önemli bir şey var: Sabretmek. Bu özellik doğrudan Rab’bin gelişi ümidinden kaynaklanmaktadır. Yukarıdaki ayete baktığımızda bu ümidin kaynağının İsa’nın ikinci gelişi olduğunu görebiliyoruz. Bizler aslında kaygılı bir halk veya yarış bitmeden yarışı bırakanlardan değiliz. Tanrı’nın gelişinin yakın olduğu gerçeği bizleri sabır içinde dayanmaya sevk ediyor.

Romalılar 8:23 Yalnız yaratılış değil, biz de, evet Ruh'un turfandasına sahip olan bizler de evlatlığa alınmayı, yani bedenlerimizin kurtulmasını özlemle bekleyerek içimizden inleriz.
24 Çünkü bu ümitle kurtulduk. Ama görülen ümit, ümit değildir. Gördüğü şeyi kim ümit eder?
25 Ama henüz görmediğimize ümit bağlamışsak, sabırla bekleyebiliriz.
Ayetler burada Hristiyanlar olarak bizlerin ümide sahip olduğu fakat bu ümidin daha açıkça bizlere gösterilmediğini, bunu görmediğimizi söylüyor. Ama diğer taraftan da diyor ki, “Bu ümide sahip olduğumuzdan, sabırla bekleyebiliriz” Bunun sebebi ümidimizin Tanrı vaatlerinde temellenmiş olmasından kaynaklanıyor.

f-) Sevinç:
Eğer eskatolojik bir halk isek; sevinç dolu olmamız gerekir.
I.Petrus 1:8 Mesih'i görmemiş olsanız da O'nu seviyorsunuz. Şimdi O'nu görmediğiniz halde O'na iman ediyor ve sözle anlatılamayacak yüce bir sevinçle coşuyorsunuz.
İsa Mesih’i beklememiz ile, sözle anlatılamayacak yüce bir sevinç arasındaki ilişkiye dikkat edin! Sevdiğimiz ve bildiğimiz bir kişi tekrar bizimle birlikte olmak için geri gelecektir. Ve İsa’nın ikinci gelişini her gün, bir gün daha yaklaşmış olarak bekliyoruz. Beklentimiz giderek büyüdükçe, sevincimiz de büyümektedir.

Tüm bu özelliklerde gördüğümüz genel olan şey, eskatolojinin hayatlarımızı nasıl değiştirmesi gerektiğidir. Eğer yaşamlarımızda sevinç, özdenetim ve saflık görmüyorsak; eskatolojimizin bir yerde yanlış olduğunu düşünmemiz gerekiyor. Bu nedenle eskatoloji her zaman için kutsallık hakkındadır.