#30686
Anonim
Pasif
Kores;9410 wrote:
BURÇ;9403 wrote:
Sevgili Burc
Bir önceki yazima sizden umdugum cevabi alamadim.Ben sizden tam olarak Pavlus’un bütün yazdiklarinin Tanri esini mi yoksa bazilari kendi fikirleri olabilir siklarindan birini secmenizi isterdim.Sizin yazdiklarinizdan cikardigim sonuc sudur.Pavlus hakkinda yanlis bilgilere sahipsiniz.Size göre celiski gibi görünen ve yazinizda iddia ettiginiz elcilerin yazilarina ve hristiyanlik tarihine aykiri beyanlar(!!)la tam olarak hangi yazilari kastettiginizi bilseydik size verilecek cevabimiz olurdu.Bence Pavlus’un tüm yazilarini Tanri Söz’ü olarak kabul etmiyorsaniz bir tövbeye ihtiyaciniz var demektir.
Eger Pavlus’un yazdiklarinin bazilari kendi görüsüdür diyorsaniz artik sizinle bu konuda tartismayacagimi ve bu konuyu kapatacagimi bilmenizi isterim.
944244001208289162.gif
Saygilarimla Esen kaliniz.

Aklımdakileri biraz toparlamam gerekiyordu… Ve bu yüzden geç cevap yazdım… Sonuçta bu konuda 3 defa, “geriye kalanlara Tanrı değil, ben söylüyorum” konusunda ise sorduğunuz soruya defalarca cevap verdim ve bu sorunun cevabını benden bir kez daha istiyorsunuz…

Ben metinleri okuduğum zaman bir şeyler anlıyorum. Siz ise aynı metinleri okuduğunuz zaman bambaşka şeyler anlayabiliyorsunuz. Benim doğrularıma göre siz oldukça yanlış düşünmekteseniz, sizin doğrularınıza göre de ben oldukça yanlış düşünmekteyim…

Ve şu gerçekliği de hiç bir zaman unutmayın, Hristiyan inancında yorum çok önemli bir rol oynar. Metinleri okursunuz, yorumlarsınız ve bir şeye inanırsınız.

Hep tartışılan konu… Hristiyanlıkta ki üçlü birlik kavramı. İsa Tanrı’mıdır yoksa değil midir? İncil’e baktığımız zaman, İncil’in herhangi bir yerinde “üçlü birlik” yada bu manaya gelecek herhangi bir terimsel kelime göremeyiz. Ama öteki ayetleri okuruz bir yorum yaparız ve Mesih’in Tanrı olduğunu söyleriz. Yada İncil’de “kiliselerde org çalıp rab’be şarkı söyleyin” diye bir cümleyle de karşılaşmayız; ama ayetleri okuruz, org çalıp Rab’be şarkı söylemenin yanlış bir iş olmadığını görürüz ve bu eylemi gerçekleştiririz.

Yani İncil’de her yazılı olmayan şey yanlıştır ya da günahtır diye bir şeyden söz edemeyebiliriz. Bazen gerçeklikler ya da doğrular bize direk verilmez ve bunlar İncil metinlerinin anlamsal derinliklerin ve yorumlarımızda saklı olabilir, yukarıda ki örneklerde olduğu gibi.

İşte bu sebebtendir ki, ilk başta da dediğim gibi siz bir yazıyı okuyup, yorumlayıp, bir doğruluğa ulaşıyorsanız; ben de sizin okumuş olduğunuz yazının aynısını okuyup, yorumlayıp, bambaşka doğrulara ulaşıyorum…

Sonuç olarak, artık bu dakikadan sonra “sen yanlışsın”, “ben haklıyım”, “ona inanıyormusun”, “buna inanıyormusun” demenin ve bu soruları cevaplandırmanın bir mantığı yok. Sadece tartışırız ve tartıştığımızla da kalırız. Ne sizin yararınıza ne de benim yararıma faydalı bir sonuç elde edebiliriz.