#31109
Anonim
Pasif

Evet, gerçekten de farklı bir pencereden bakmışsınız,
Sevgili OrhanAnt kardeşim.
Teşekkür ederim.

Elbette haklısınız, sözün kimden geldiğini bilmemiz gereklidir.
Sözün kaynağına inebilmeliyiz.
Benlik ten mi, Şeytan’dan mı veya Tanrı’dan mı olduğunu
Ayırdedebilmeliyiz.

O dalda asılı durumdaysak eger. Çaresizsek,
Rab’den bir ses işitmemişsek.
‘’Ben Rab’bin kutsalıyım, bana bişey olmaz’’ diyorsak.
İşte o zaman Şeytan’a kapı açıyoruz demektir.
‘’Seslensem başka biri belki oradadır’’ diye düşünüyorsak
Benliğimizle kararlar alıyoruz demektir.
Peki ne yapmalıyız?
O dalda asılımı kalmalıyız?
‘’Evet’’ diyorum
Taaa ki Rab’den çözüm gelene dek,
Orada asılı kalmalıyız.
Çaresizliklerimize, çare üretmemeliyiz.
Durup beklemeliyiz, olduğumuz yerde.
O’na güvenmeli,
Çarenin geleceğini bilmeliyiz.
Yanıtı alınca da O’na itaat etmeliyiz.
Başka çareler aramamalıyız.