#31634
Anonim
Pasif

Bunalım, çalkantı zincirleme: Uluslar, kuruluşlar, çevredeki varlıklar, ‘hastayım’ diyerek inliyor. Tümünün temelinde hasta insanlar var. Eski çağın peygamberi şu tanımı vermiş:
Yşa.1: 6 Bedeniniz tepeden tırnağa sağlıksız, Taze darbe izleriyle, yara bereyle dolu, Temizlenmemiş, yağla yumuşatılmamış, sarılmamış.
Yine başka bir peygamber aynı derde parmağını basmış:
Yer.30: 12 “RAB diyor ki, ‘Senin yaran şifa bulmaz, Beren iyileşmez.

Önceki parçada dendiği gibi, düzensizlikler zincirinin başında aile sarsıntıları ağır basıyor, ön sıra baklalarında boşanma olarak bilinen eylem sırıtıyor.
Bunalım öylesi yoğun ki, birçok ülkede evliliklerin yarısı boşanmayla sonuçlanıyor.
Bu oranın yüzde yetmişe dayandığı ülkeler de var.
Akla doğal bir soru geliyor:
Her şeyi kusursuz-bozuksuz yaratan, topluma boşanmayı da mı koydu acaba?
Tanrı boşanmalı bir ortamı yarattıysa eksik iş yapmış sayılmaz mı?
Her tür yaşam sarsıntısına değinen Rab İsa Mesih dikkatimizi taa başlangıca götürerek burada yürek burkucu bir kopma olduğunu hepimize hatırlatıyor:
Mat.19: 8 İsa onlara, “İnatçı olduğunuz için Musa karılarınızı boşamanıza izin verdi” dedi. “Başlangıçta bu böyle değildi.

Mesih boşanmayı ademoğlunun katı yürekliliğine bağlar.
Günahın soyumuza sokulması hepimizin yüreğini sertleştirdi, katılaştırdı.
Bunun kanıtları denizdeki kum kadardır.. Sürtüşmeler, çatışmalar, zorbalıklar boşanmayı bir çözüm haline getirir.
Ekonomi ilişkilerinde yatırımı akıllıca kullanamayan ulus borçlanır.
Aynı başarısızlığı izleyen şirketin veya bireyin sonu ise iflasını ilan etmektir.
Sormak gerek: Evlenen çift nasıl bir yatırım yapıyor ve bunu nasıl kullanıyor?
Bu yatırımın kesin kazanca dönüştürülmesi aile ocağında sevginin, saygının, özverinin, özür dilemenin cömertçe kullanılmasına bağlıdır.

Adem’le Havva’yı evlilikte birleştirmek, Tanrı’ya onları yaratmak gibi önemliydi.
Yaratan ikisini bağladı, kapının anahtarını yok etti!
İçerde sadece sevgi dolu bir aile olsun istedi.
Hiç kimse o kapıyı açıp boşanmaya gitmesin istedi.
Nerede kaldı o güzel tasarı?
Ne diyor İsa Mesih?
Mat.19: 4-6 İsa şu karşılığı verdi: “Kutsal Yazılar’ı okumadınız mı? Yaradan başlangıçtan ‘İnsanları erkek ve dişi olarak yarattı’ ve şöyle dedi: ‘Bu nedenle adam annesini babasını bırakıp karısına bağlanacak, ikisi tek beden olacak.’Şöyle ki, onlar artık iki değil, tek bedendir. O halde Tanrı’nın birleştirdiğini, insan ayırmasın.”
Ne iyi olurdu, bu ilke herkesçe benimsenseydi.

Şu haberleşme çağında birçok çift iletişimini yitirmiş, daha birlikteyken birbirinden ayrı düşmüş, kopmuş.
En sonunda boşanma yargıcının önüne çıkan çift evlilikten anlam çıkaramamış.
Bıkmış, yorulmuş, soğumuş birbirlerinden.
Bağlantıda zorlanmış, ilişki zehirlenmiş.
Birbirine sevgi ve uzlaşma işareti verecekleri yerde, bencil çıkarcı duygularla birbirlerine ateşli oklarla saldırmış.
Sağlıklı evliliği sarsan, sonundaysa noktalayan dik dağ yolu nice çiftin önünde durmaktadır.
Evlendirme memurundan boşanma yargıcına götüren yolun aşılması çok kolay. İnsansal çalkantıları her durumda ele alan Tanrı, Kutsal Sözü’nde şu düzgüyü vurgular:
Amo.3: 3 İki kişi anlaşmadan birlikte yürür mü?
Bunun yanı sıra kesin Tanrı buyruğu ºöyle belirtilir:
Mal.2: 16a İsrail’in Tanrısı RAB, “Ben boşanmadan nefret ederim” diyor,

Durum buyken çeşitli nedenler, Tanrı’nın nefret ettiği çetrefilli gelişime yol açmakta:
İki kutup benzeri iki ayrı huyun bağdaşamaması, taraf ailelerinin özellikle kayın validelerin her işe burnunu sokması, erkeğin eşinden çok annesine eğilmesi, ya da kadının böyle davranması, çocuklar üzerinde anlaşmazlık, ekonomik sorunların ağır basarak kutsal bağı zorlaması, hastalık, başkasıyla gönül oyunları, içki, kumar, belki narkotikler, gelecekten korku, kuşku..
Üzücü liste giderek uzar, tüm çabaların ötesinde boşanma çözümünden medet umar!
Ama boşanmanın çok derin bıçak izleri bırakan ağır bir operasyon olduğu hiç unutulmamalıdır.
Bedenden bir parçayı kesmekten farksızdır.

Sevgiyleee